sikişen ibneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sikişen ibneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2017 Çarşamba

ARKADAŞIM KEMAL İLE BİRBİRİMİZİ SİKTİK

Ogün evde yanlızdım ve çok bunalmıştım. Telefon açtım arkadaşım Kemal’i çağırdım, belki sıkıntımı geçirir diye düşünmüştüm. Yarım saat sonra kapı çalındı, açtım. Gelen arkadaşım Kemal’dan baskası değildi, içeri girdik. Gelirken eli boş gelmemiş bir tane 70’lik rakı’da getirmişti. Hemen masayı kurduk içmeye başladık. Arkadaşım, “Filmin yok mu hiç?” diye sordu, ben de, “Var.” deyip VCD’ye bir filim attım. Film Seks Filmi idi, hem seyrediyor, hem yorum yapıyor, hem de rakı içiyorduk.
Filmi izlerken siklerimiz kalkmış, kazık gibi olmuştu. Ellerimiz ister istemez siklerimize gidiyor, pantolonun üzerinden okşuyorduk. Arkadaşıma, “Benim yanımda rahat ol, istersen kendini tatmin edebilirsin.” dedim ve sikimi çıkardım, kendimi tatmin etmeye başladım. Arkadaşım önce çekingen davranıyordu. “Ne o lan, yoksa sikin küçük mü?” diye sordum, O’da mecburen açmak ve sikini çıkarmak zorunda kaldı. Ben, benimki büyük derdim Kemal’inkini görmeden… Stereo bir şekilde 31 çekiyorduk. Birer sefer boşaldık ikimiz de, ama ben doymamıştım. Kemal’in hareketleri de bunu gösteriyordu.
Yavaşça kalktım Kemal’in yanına gittim, “Ben birdaha boşalmak istiyorum!” dedim. O yanlış anlamıştı beni, “Ben de!” dedi, ayağa kalktı ve beni öpmeye başladı, dona kalmıştım. Fakat benim de hoşuma gitmişti bu, ben de karşılık verdim. Artık ikimiz de dönülmez bir yola girmiştik. Ben O’nun sikini, O’da benimkini yalıyor somuruyorduk. Parmaklarımız karşılıklı göt deliklerimizi zorluyordu, ikimiz de terden su gibi olmuştuk.
Kalktım ve önünde domaldım. O sikini götüme yaslamıştı bile, yavaş hareketlerle bastırıyor, tam girecekken geri çekiyordu. Başta bu hareketler bana acı veriyordu, ama alışmaya başlamıştım. Sikinin tamamını götümde istiyordum artık. O bastırdığında biraz daha fazla girsin diye ben de götümü bastırıyordum. Kemal bir eliyle de bana 31 çektiriyordu. Sikerken sikilmek bu işte dedim kendi kendime. Artık Kemal’in taşaklarını hissetmeye başlamıştım. Götümde hissettiğim acılar bitmiş, zevk dolu dakikalar başlamıştı benim için. Kemal’in hareketleri ve nefes alışları hızlanmış, “Geliyorum!” diye bağırıyordu. “Çıkartma!” dedim. Kemal bütün sarsıntısıyla içime boşalmıştı, sıcaklığını hissedebiliyordum.
Biraz ara verdikten sonra Kemal benim sikimi ağzına alarak tekrar kaldırdı. Sonra da, “Hadi, sıra sende!” dedi. Düşüncesi bile beni heyecanladırıyordu. Kalktım ve arkasında yerimi aldım. Kemal iyice terlemiş, göt deliği bile kayganlaşmıştı. Sikimin kafasını göt deliğine yasladım hemen, bastırdım geri çektim. Kemal bana, “Kibar davranma!” dedi, bu da bana cesaret vermişti. O’nun yaptığının tam aksine, bir hamlede geçirdim sikimi götüne! “Aaahhh!” diye inledi Kemal. Ama kalçalarından kendime doğru çekiyor ve bastırıyordum. Fazla sürmedi, Kemal da alıştı. Artık ritmik hareket ediyorduk. Bir erkeğin sikilmeye bu kadar istek duyacağını hiç düşünemiyordum. Kalçalarını öyle bir vuruyordu ki taşaklarıma, patlayacak sandım bir an. Artık zamanım dolmuştu, Kemal’a hiç sormadan son bir darbeyle götünün içine boşaldım.
O gün Kemal ile sabaha kadar sikiştik. Ama ikimiz de ertesi gün sandalyeye oturamaz olmuştuk. Birbirimize bakıp gülüyorduk. Artık Kemal ile her günümüz beraber geçiyor ve kızların peşinde koşmuyoruz, birbirimizi sikiyoruz…

GÖTÜMÜ İLK KEZ BİR TAKSİCİYE SİKTİRDİM

Bir gece Taksimden eve dönüyordum. Biraz sarhoş gibiydim, bir taksiye bindim. Gece olduğu için etrafta çok travesti vardı. Konu onlardan açıldı. Ben de, onları kınamadığımı, benim de bir gay olduğumu söyledim (normalde bunu hemen inkar ederdim ama). Taksici çok genç ve yakışıklıydı. Bana adının İlkay olduğunu, daha önce hiç erkeklerle ilişkiye girmediğini söyledi. Bense onun gözlerine bakıyor, aletini okşuyordum, fakat o ellerimi itiyor, yapmak istemediğinden bahsediyordu. Kendime şaşırıyordum, galiba ona aşık olmuştum. Ona yolun bitmesini hiç istemediğimi söyledim. O da, “Maalesef geldik zaten, hadi in!” dedi. Taksiden indim, fakat onun için eriyip bitmiştim. Bir erkek bukadar mı güzel olur. O arabasını sürdü, uzaklaşmayabaşladı. Biraz arkasından baktım sonra eve yöneldim.
Tam kapıyı açacakken bir korna çaldı. Baktım benim taksici, bana (Gel) işareti yapıyor. Yanına gittim, bana, “Senin ev müsait mi?” dedi. “Hayır, ama istersen çok güzel bir yer biliyorum!” dedim ve onu kimsenin olmadığı bir yere götürdüm. Heryer karanlıktı. O herhalde benim daha önce bunu yaptığımı zannediyordu, ama götümü ilk kez O sikecekti. Yani beni ilk defa o bozacaktı. Bana, “Hadi, ilk önce bir ağzına al bakalım!” dedi. Ben de pantolonunun üstünden yarağını öperek yalayarak onu soymaya başladım. Kocaman bir yarağı vardı, hemde kalındı. İçimden o yarağı bana hemen geçirmesini istiyordum. O ise taksiyle durduğumuz bu yerden huzursuz olmuş, hemen gitmek istiyordu. Ama öyle bir ağzıma aldım ki onun yarağını, zevkten inlemeye başladı.
Ben sikilmek istiyordum. Kesin ona vermeliydim. Pantolonumu ve külodumu indirdim, “Götüm de çok güzeldir, sik hadi beni!” dedim. “Domal da bir bakiim!” dedi. Domaldım. “Biraz daha!” dedi. Çok heyecanlıydım, yarrağını eliyle götümün deliğine hizaladı ve bastırdı. Ben anında çığlık attım, “Çıkar çıkar, çok acıyor, yapamicam!” dedim, ama aslında sikilmeyi çok istiyordum. “Kes sesini!” dedi, tabi yarrağı kalkmıştı birkere. Beni itti, ben arka koltuklara doğru yüzüstü düştüm. Bacaklarımı ayırıp yarrağını götüme birden hızla geçirdi. Canım çok acımıştı, titriyordum, içimde de bir acı vardı, yarrağını götüme sokarken taa karnım ağrıyordu, çok hızlı ve şiddetli sokuyordu. “Yavaş!” diye seslendim, dinlemedi. Götümü sikmeye devam ederken, “Aahhh, ohhhhh!” diye inliyordu.
O anda kendimi kastığımı fark ettim. Kendimi biraz rahat bıraktım, o da daha rahat girmeye başladı. Götümün acısı biraz azalır gibi oldu ama yinede çok şiddetli sikiyordu. Arkamda bir ileri bir geri sürekli gidip geliyordu. Onun inleme sesi beni de tahrik etmişti, tenlerimiz birbirine çarpıyor ve ses çıkıyordu. Bir eliyle saçımı tutuyor, diğeriyle göğüslerimi okşuyordu. Birden üzerime iyice abandı, beni boynumdan ısırdı ve daha da hızlandı. Sanki tüm bedenini geçiriyordu bana. Az sonra kesik kesik inleyerek, hırlayarak götümün içine boşaldı.
Başım dönmüştü, acıyı, zevki ve heyecanı birarada yaşamaıştım. Kalçama bir şaplak atıp, “Geçmiş olsun!” dedi. Bense ona bakıyordum ve ilk erkeğim olduğunu söylemek istiyordum. Sonra üstüne çeki düzen verdi ve bir sigara yaktı. “Hadi hazırlan, seni evine bırakayım!” dedi. Ben evet anlamında başımı salladım ve toparlandım. Yolda sigarası bitince elini yüzüne kapattı ve “Naptım ben ya?” diye kendi kendine konuşmaya başladı, “Daha önce hiç yapmamıştım, niye ya, niye yaptım?” dedi. Ben de, “Beni beğenmedin mi, iyi değilmiydim?” deyince, “Senden hoşlandım. Fakat sorun bu: Benim bir nişanlım var, yakında evlenicez. Bunu nasıl yapabildim anlamadım?” dedi.
Ben de, “Boşver, birdaha birbirimizi görmeyiz, birbirimizi unuturuz olur biter!” dedim. O ise, “Ben seni hiçbir zaman unutamam, senle konuşurken bile yarağım kalkıyor, seni sikmek güzelmiş, sen benim için ilk oldun, yalnız bunu bil!” dedi. Ben de cevabı verdim, “Sen de beni siken ilk kişisin!” dedim. Şaşırdı. “Seni ben mi bozdum?” dedi. “Evet kocacığım, götümün bekaretini sen bozdun!” dedim. Birbirimizin telefonlarını aldık sonra aramak için ve beni evime bıraktı.
Şimdi Taksimde bir yerde buluşuyoruz bazen ve saatlerce sikişiyoruz. Ona deli gibi aşığım, ama O yakında evlenecek. Acaba evlenince beni bırakır mı?

GÖTÜMÜN İLK DEFA YARAK YEMESİ

Ben de şimdi gençliğe geçiş döneminde yaşamış olduğum anılarımdan birini anlatacağım. Şehirde doğmuş şehirde büyümüşlüğün vermiş olduğu bir özlemle köy yaşamına özentim vardı, köy yaşamını seviyordum. O bakımdan yaz tatillerinin büyük bir bölümünü köyde geçirirdim. Köyde, yaşıtım olan akrabalarım vardı, onlarla hoşça vakit geçiriyorduk. Celal isimli teyzemin oğlu vardı, benden 3 yaş büyüktü. Sedat isimli dayımın oğluda benden 2 yaş büyüktü. Tuncer isimli bir başka teyzemin oğlundan da ben 1 yaş büyüktüm. Biribirimizle çok iyi anlaşıyorduk.
Köyde en çok Celallerin evlerinde kalırdım. Gündüzleri köyün bahçelerine gider, meyve yer, gezer tozardık. Geceleri aynı odada fakat ayrı yataklarda yatardık. Yatmak için soyunduğumda, Celal benim hiç güneş görmemiş süt beyazı vücuduma bakar, “Faruk, sen aynen kız gibisin!” diye takılırdı. Arasıra dayımın oğlu Sedatlarda da kalırdım. Sedat da aynısını söylerdi. İlk önceleri çok kızardım, “Bir daha gelmeyecem köye.” derdim. Sonradan, bana, “Kız gibisin!” demeleri hoşuma gitmeye başladı. Zaten kendi evimizde, yatak odasındaki aynanın karşısına çırıl çıplak geçer, kendimi seyrederdim. Kendi kendimide çok beğenirdim. Her tuvalete çıkmamda işemeyi bitirdikten sonra götümü parmaklardım. Sikim ulaşsa kendi götüme sikimi sokmayı arzu ederdim. Bazen denerdim, fakat sikimin başını göt deliğime anca değdirebilirdim, daha sonrada 31 çekerdim. Götümü parmaklamaktan başka, götüme ince bir salatalığı sokup 31 çekmek inanılmaz zevk verirdi.
Buğdaylar yeni olgunlaşıyordu, arpalar biçiliyordu. Celal bana, “Yarın seninle tarlaya gidelim, hemde babamgile öğle yemeklerini götürelim.” dedi, ben de, “Olur.” dedim. Sabah olduğunda ben kısa pantolon giydim. Kız bacakları gibi bacaklarım çıkmıştı meydana, sarı tüyden başkada doğru dürüst kıl yoktu, çok parlaktım. Teyzem yemekleri yapıyordu. O arada diğer teyzemin oğlu Tuncer geldi. Celal ona “Biz Farukla tarlaya gidiyoruz, gelmek istersen sende gel.” dedi. Tuncer de “Gelirim.” dedi. Yemekleri eşeğin heybesine koyduk, taralaya gitmek için yola koyulduk. Yolda konuşarak giderken, Celal, “Faruk hiç eşek de sikmemiştir bu zamana kadar.” dedi. Ben de, “Şehir yerde eşeği nerden bulup da sikecem?” dedim. Bunun üzerine, “Sen şimdi, götümü de hiç siktirmedim dersin.” deyince şaşırdım ve “Şimdi nerden çıktı bu mesele?” dedim. Tuncer lafa girdi, “Biz yaşıtlarımızla, tarlada ahırda samanlıkta nerde denk gelirse sikişiyoruz.” dedi. Onlara, “Siz şimdi ciddi mi konuşuyorsunuz?” dedim. “Bize inanmıyormusun şimdi?” dediler. Ben de, “Hayatta inanmam!” dedim. Bu arada buğday tarlalarına da gelmiştik.
Tarlanın yanındaki ağaca eşeği bağladılar ve buğdayların içerisine girip pantolonlarını indirdiler. İkiside başladı sikleriyle oynamaya ve sikleri kalktı. Ama Celalda öyle bir sik vardı ki, uzun ve kalın. Tuncerin siki pek büyük değildi. Celal domaldı ve Tuncer’e, “Hadi sok götüme şu sikini de Faruk görsün!” dedi. Tuncer sikini tükürükleyip Celalin götüne bir hamlede soktu ve başladı gidip gelmeye. Celal Tuncere “Boşalma da, dönüşte Faruk sen ben üçlü yaparız.” dedi. Bu kezde Tuncer domaldı, Celal soktu Tuncerin götüne. Bir iki gel git yaptıktan sonra pantolonlarını giydiler. Bana, “Şimdi inandın mı?” dediler. “Evet inandım.” dedim. “Gerçekten sen götünü hiç siktirmedin mi?” diye sordular. Ben de, “Siktirmedim ama kendi kendime götümü parmakladım.” dedim. Tekrar yola koyulduk. Arpa tarlasına gelmiştik. Yemekleri bıraktık. Geri dönerken eniştem, “Celal, eşeği bırak biz getiriz. Hem Faruğu da sıcakta pek gezdirmeyin, alışık değil, sıcak dokunabilir.” dedi.
Göt sikme – siktirme mevzusunu konuşarak tekrar buğday tarlasına geldik. Tarlanın ortasına kadar girdik, Celal ve Tuncer hemen soyunmaya başladılar, çırıl çıplak oldular. Güneş tam tepemizdeydi. Bana, “Sen ne duruyon, hadi soyunsana.” dediler. Ben de, “Olmaz.” dedim. Celal ısrar etti ve bana “Soyun, sana Tuncerin götünü vereyim de önce tadına bir bak.” dedi. Beni soymaya başladılar. Bir onların vücutlarına bakıyorum, bir kendi vücuduma bakıyorum, gerçekten tıpkı kız gibiyim. Tuncer Celale “Farukdaki göte bak, bu götü gördükten sonra 70 yaşındaki adamın yarağı bile kalkar.” dedi. Sonra bana, “Sikin de fena değilmiş, kafası kırmızı geri kalan yerleri beyaz, güzel duruyor. Şimdiye kadar hiç ağzıma sik almadım, ama senin sikini yalayacam.” dedi ve önüme çömeldi. Sikimi ağzına aldı ve iştahla yaladı. Sikim kazık gibi olunca önüme domaldı ve “Hadi sok bakalım şu güzel sikini de götüm güzel bir sik görsün.” dedi. Ben de, “Göte ilk sokuşum olacak.” dedim. Sikimi tükürükleyip Tuncerin götünün deliğine dayadım. Azıcık bastırmayla götüne giriverdi. Ateş gibi yanan götüne sokup çıkarıyordum.
Ben Tuncerin götünü sikerken Celal de arkama geçti ve götüme parmağını sokup çıkarıyordu. Götümü parmakladıkça hoşlanıyordum ve zevk alıyordum. Celalin siki de iyice kalkmış, sikini tükürüklüyordu. Sonra bana, “Sen Tunceri sikerken, ben de sana sokayım, acısını az duyarsın madem götüne ilk defa bir sik girecek.” dedi. Daha sonra götümü de tükürükledi ve sikini göt deliğime dayadı. Celale, “Yavaş yavaş sok, acırsa siktirmem.” dedim. Celal götüme sokmaya başladı. Daha sikinin başı girmemişti ki ben lastik top gibi fırladım. “Acıyor, ben ne sikerim, ne de siktirim!” dedim. Elbiselerimi elime aldım giyecektim. Celal benden 3 yaş büyük olduğu için baya kuvvetliydi. Bana, “Öyle yağma yok. Gönüllü siktirmezsen zorla sikeriz!” dedi. Celal başımı tuttuğu gibi bacaklarının arasına kıstırdı, ayakta domalmıştım. Tuncere, “Hadi göster kendini Tuncer!” dedi. “Ne olur yapmayın, çok acıyor.” diye yalvarsamda, Tuncer göt deliğime sikini dayamış sokmaya çalışıyordu, ben de götümü büzüyordum. Celal, “Götünü büzdükçe daha çok acır, gevşek durursan okadar acımaz. Büzsen de, gevşesen de, seni sikmeden gitmek yok.” dedi.
“Tamam sikin de, yavaş sokun ne olur.” dedim. Tuncer, “Tamam.” dedi yavaş yavaş sokmaya başladı, ama götüm hala acıyordu. “Az sabret birazdan alışırsın, acı azalır.” dedi. Tuncer götüme sokup çıkardıkça gerçekten götümde gevşeme oldu, biraz rahatladım. Celal, “Dönüşümlü sikişelim, hemen boşalmayalım zevkini çıkaralım.” dedi. Celal başımı bıraktı ve Tuncere, “Çekil, biraz da ben basayım şehirli götüne.” dedi. Yere çöküp Celalin önünde domaldım. Celal kalkmış sikini tükürükledi, götüme dayayıp sokmaya başladı. Ama Tuncerin sikinden kalın olduğu için çok zornalıyordum. Celal sikinin tamamını götüme soktuğunda gözlerimden yaş geldi. Git gele başladı, biraz siktikten sonra boşalmadan çıkardı yarağını. Bana, “Hadibakalım beni sikme sırası sende.” dedi ve önüme domaldı. Tükürüklediğim sikim bir hamlede götüne giriverdi. Celale, “Götün acımıyor mu?” dedim. “Neden acısın ki, sikimiz kalkmaya başladı başlayalı, Tuncer ben ve dayımızın oğlu Sedat devamlı birbirimizi sikiyoruz.” dedi. Ben Celali sikerken, Tuncer de beni sikmeye başladı, ilk duyduğum acı pek kalmamıştı.
Bir tarafdan sikmek bir tarafdan da sikilmek çok zevk veriyordu. Tuncer arkamda öyle bir durdu ki, ben Celalin götünü pompalarken, Tuncerin siki de benim göte girip çıkıyordu. Ben Celalin götüne boşalırken, Tuncer de benim götüme boşaldı. O esnada birbirimize kilitlendik. Olanca gücümle ben Celali kucakladım, Tuncer de beni kucakladı. Sonra Celal, Tuncerle bana, “Yan yana domalın bakayım.” dedi. Yan yana domaldık. Celal bir bana, bir Tuncere sokuyordu. Bazen götüme denk gelmediğinde bastırınca lap diye sikinin hepsi götüme oturuyordu, işte o zaman götüm acıyordu. En sonunda Celal benim götüme boşaldı, “Akşama doğru birer posta daha atarız.” dedi. Elbiselerimizi giyindik gittik. Akşam üzeri birer kere daha sikiştik. Birkaç gün boyunca, her tuvalete çıktığımda götümün acısından zoraki işeyebiliyordum.

ÖMER ABİ BENİ NASIL SİKTİ, NASIL KOCAM OLDU

Merhaba, ben Selim. Beyaz tenli, narin vücutlu, tüysüz, sakalı bile daha çıkmamış, hafif toplu, ince sesli, sanki kız gibi bir yapıda, liseyi bitirmiş, üniversite sınavlarına hazırlanan, 19 yaşında bir gencim. Kızlarla fazla muhabbetim de yok gibi bir yaşantım var. Erkekler, çarşıda yürürken “Yavrum, üüfff, kız gibi oğlan. Gel biraz konuşalım!” diye laf bile atıyorlar.
Komşumuz Ömer abi, fırsat buldukça ingilizce konusunda bana yardımcı oluyor. Ömer abi bekar, 26 yaşında, atletik yapılı, esmer, erkek güzeli biri. Bir şirkette çalışıyor ve yalnız yaşıyor. Bir gün Ömer abiyle yine ingilizce çalışıyorduk. Sıcak bir yaz günüydü, üzerinde yumuşak penyeden bir şort vardı. Ben de, ince bir tişört, altıma da bol bir eşofman giymiştim. Bir ara Ömer abi, “Selim, hava çok sıcak, içecek birşeyler istermisin, ben kendime bira alacağım, istersen sana da vereyim?” diye sordu. Bu teklifini geri çevirmedim. Biralarımızı açıp, hem içiyor, hem de çalışıyorduk. Biraz sonra ikinci biraları da açtık. Ama sanki benim başım dönmeye başlamıştı. Ömer abi, “Biraz ara verelim mi Selim? Azıcık soluk alırız!” dedi. Ben de usanmıştım doğrusu derslerden. “Tabi Ömer abi, iyi olur.” dedim. Çalışmamızı bilgisayar başında, özel bir ders proğramı kullanarak yapıyorduk. “Bak ne diyeceğim Selim, belki sen de hoşlanırsın, bir VCD var bende. Anlarsın ya, eğlenceli bir VCD. Biraz izleyelim mi?” deyince, ben de, Olur.” deyiverdim.
Birden bilgisayarın ekranında sevişme sahneleri beliriverdi. Sanki bu gösteriyi önceden ayarlamış gibiydi. Biraz utanmıştım. Ne de olsa, Ömer abi benden büyüktü, hem de hocamdı. Ama gözümü bu görüntülerden alamıyordum. Filimde, adam kadını domaltmış, iri ve kocaman yarrağını kadının arka deliğine sokup çıkarıyordu. Ahhlar, offlar arasında kaslı adamkadını arkadan sikip duruyordu. Bir ara gözüm Ömer abinin önüne ilişti. Kocaman bir kabarıklık, gittikçe de büyüyordu. Beni, kendine bakarken yakaladı. Hınzırca bir gülümseme farkettim yüzünde. O da benim önüme baktı. “Ne o, bir hareket görmüyorum sende?” dedi. Kızardım. Beyaz tenli yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Mausla görüntüleri ileri aldı. Ekranda bu sefer başka bir görüntü yer aldı. Gözlerime inanamadım. Aynı Ömer abiye benzeyen bir erkek, kıza benzeyen bir oğlanı beceriyordu…
Bir an donup kaldım öyle. Ömer abi, “Selim ne o, dilini mi yuttun? Nefes bile almıyorsun sanki!” dedi. Ben utana sıkıla, “Ama Ömer abi, ben… şey, yani…” filan diye kekelemeye başladım. Aslında biraz cesaretlensem, Ömer abinin irileşmiş yarrağına dokunmak için can atıyordum. Nedense bu genç adama, karşı konulamaz bir yakınlık hissediyor, ondan hoşlanıyordum, çok yakışıklı bir erkekti. Ömer abi, “Hadi bir bakalım, seninkinde hareket var mı?” deyip, elini eşofmanımın içine soktu ve ince küçücük sikimi tuttu. Biraz sertleşmiştim aslında. “Ooo, pek de şirinmiş, bir bakalım hele!” dedi, eşofmanımı aşağı sıyırıverdi. Tüysüz bembeyaz bacaklarım, ortaya çıktı. Kalbim duracak gibiydi. Ömer abi, aniden yere doğru çömelip, sikimi ağzına alıverdi. Ağzının sıcaklığı, kuvvetli parmakları beni tahrik etmeye başlamıştı. Biranın verdiği uyuşukluk da cabasıydı.
Bir hamlede kendi şortunu da sıyırıp attı. Off be, ne kadar iri ve kıllı bir yarrağı vardı. Heykel gibi, sanki tek gözlü canavar gibi bana bakıyordu. Sikimi biraz daha emdi, yaladı. Ufak ve tüysüz taşaklarımı avucuyla okşuyor, arada bir onları da ağzına alıp emiyordu. Zevkten başım dönmeye başladı. “Hadi, kanepeye geçelim, daha rahat ederiz!” dedi, elimden tutup, sürüklercesine kanepeye doğru götürdü. Bu arada tişörtümü ve eşofmanımı da çıkarıvermiş, beni çırılçıplak bırakmıştı. Kendisi de öyleydi. Dolgun ve yuvarlak kalçalarımı okşuyor, yeni yetişen kız memesine benzeyen memelerimi avuçluyordu. Gerçekten memelerim hafif dolgun ve ele geliyordu. Biraz da göbeğim vardı. Ömer abinin kolları arasındaydım ve bana sımsıkı sarılmış, her yerimi öpüyor ve yalıyordu.
Nefes nefese, “Selim, biliyormusun senden çok hoşlanıyordum. Kız gibisin. Hatta bir kızda olan herşey sende de var. En çok da memelerinden hoşlandım. Uff bu ne güzel kalçalar Selim!” diyerek, tekrar tekrar öpüyor, vücudumu yalıyordu. Dolgun ve kabarık memelerimi yalayıp emmesi çok hoşuma gidiyordu. Meme uçlarımı hafifçe ısırıp emdiğinde, bir elektrik sanki, oradan sikimin ucuna kadar gidip, geri memelerime dönüyordu. Durmadan memelerimi emmesini, hatta ısırmasını istiyordum. Bu arada, ucundan zevk sıvıları sızan, sertleşmiş iri yarrağı bacak arama değiyor, bu sıvılar kasıklarıma bulaşıyordu.
Garip ama kendimi onun iradesine bırakmıştım. Ne istiyorsa bana yapıyordu. Beni sırtüstü yatırıp, üzerime çıktı. “Hadi bakalım, sen de benimkinin tadına bir bak!” deyip koca bir mantara benzeyen, damarlı ve sıvıları ucundaki delikten, damla damla akan yarrağını ağzıma verdi. Nefis bir erkeklik kokusunu, yarrağının sıcaklığı ve ıslaklığını dudaklarım hissedince, o muhteşem organı ağzıma aldım. Biraz önce, onun bana yaptığı gibi emmeye başladım. Ellerim taşaklarını okşuyor, kıllarını çekiştirerek yalıyordum. “Ohh Selim, em yavrum, bak sana daha neler gösterecegim, zevkten bayıltacağım seni!” diyordu.
Ben onun yarrağını emerken, dönüp, göt deliğime ıslattığı parmağını sokmaya başladı. Bu beni daha da heyecanlandırdı. Daha bir arzuyla sert ve iri yarrağı emmeye devam ediyordum. Ağzıma suları geliyordu. Sanki biraz değişik bir tadı vardı. Ama çok hoşuma gidiyor, bu sıvıları dilimle damağım arasında biraz ezip, dilimle ağzımın içine, iyice yaydıktan sonra da yutuyordum. Deliğime ikinci parmağını da sokmuştu galiba. Bir doluluk hissettim götümde. Deliğimin çevresi biraz sızlamaya başlamıştı. Gerçi, kendi kendime bazı cisimler sokmuyor değildim kıçıma, ama bu başka bir şeydi sanki.
Artık ağzıma sığmayacak kadar kalınlaşmış ve irileşmiş yarrağın, yalnızca başını alabiliyordum. Ömer abi sürekli, “Ohh, yavrum benim, ne güzel kalçaların var. Hele tüysüz götüne bayılıyorum. Deliğin de pespembe, belli ki hiç kullanılmamış!” diyordu. “Ömer abi yaa, utandırma beni!” deyince, “Bana abi deme artık, senin kocan olacam biraz sonra. Bak sana tatmadığın ne müthiş zevkler vereceğim, sevgilim benim. Ohh be kız gibisin, muhteşemsin. Seni sikmek istiyorum Selim. Hadi götün kıvama geldi sayılır, bir deneyelim!” diyerek, beni yüzükoyun kanepeye yatırıp, arkama geçti.
Ateş gibi yanan yarrağı ve ucundan gelen sıvı ile göt deliğimi kayganlaştırıyordu. Deliğimde bu nefis sıcaklığı hissettiğimde zaten ona teslim olmuştum bile. Zevkten gözlerim kapanıyordu. Bir an önce sikilmek, bu iri ve sertleşmiş yarrağın içime girmesini istiyordum. Kanepe yastıklarından birinin arasından kreme benzeyen bir şey çıkardı. Sanki bu sikişe hazırlıklı gibiydi. Götümü ve deliğimi bir güzel kremledi. “Şimdi kendini rahat bırak Selim. Gevşe biraz. Bak hiç canını yakmayacağım. Tatlı tatlı yavaşca ve çok zevkli bir sikiş yapacağız!” dedi.
Ama ben, canımın çok yanacağını, hatta deliğimin kanayacağını biliyordum. Fakat beni sikmesini de bir okadar çok istiyordum. Derin derin nefes alıp vermeye başladım. Nefes alırken, insanın kaslarını sıkamayacağını bir yerde okumuştum. Yarrağının kaygan ve sımsıcak başı tekrar deliğime dokunduğunda, başımın döndüğünü, zevkten eridiğimi hissettim. Yarrağı irileşmiş ve zonkluyor gibiydi. Yavaş yavaş bastırmaya başladı. Kalçalarımı iyice yukarı kaldırdım. Belimi çukurlaştırıp götümü ve pembe deliğimi birazdan kocam olacak erkeğime doğru yaklaştırdım. Bu hareketim onu mest etmişti. Kuvvetli elleriyle kalçalarımı kavradı, kendisine doğru çekmeye başladı. Hiç hoyratça davranmıyor, aksine şefkatli ve yavaş hareket ediyordu…
Yarrağının başı içime girmeye başladı. Ohhh, ne güzel, müthiş bir zevkti bu. Hem sıcacık, hem de harika bir dokusu olan yarrak, deliğimden içeri milim milim kayıyordu. “Bak Selim, işte başını aldın, ohh, canım benim, oğlanım, karım, gerisini de istiyormusun bebeğim, hadi söyle bana!” diyordu. Bu ana kadar pek konuşmayan ben, “Evet istiyorum erkeğim, o kocaman sert yarrağının hepsini istiyorum. Dibine kadar sok, böyle yavaş yavaş, çok hoş, bana çok zevk veriyorsun. Götümü ilk kez bir erkek sikiyor. Bu ilk sen olduğun için de çok mutluyum. Hadi gir bana, sok, ohhh! Hiç canımı yakmıyorsun kocacığım, erkeğim! Sik götümü, senin artık o. Kökle bana her zaman. Akıt içime, ağzıma! Seninim, sik beni! Ohhh!” diyordum. Bu konuşmalarıma ben bile hayret etmiştim. Ağzımdan dökülüvermişti kelimeler. Demek ki insan çok zevk aldığında böyle konuşuyordu.
Artık yarrağının geri kalanını da içimde hissediyordum. Hem deliğimde, hem de içimde müthiş zevkli bir sıcaklık ve doluluk hissettim. Erkeğim yarrağını dibine kadar sokmuş, beni çıldırtıyordu şehvetten. Yavaş yavaş çıkarıp, yeniden sokuyordu, çıkardığı zaman içimde boşluk hissediyordum, aynı zamanda da sanki serin bir hava giriyordu götüme. Tekrar soktuğu zaman, yarrağının iri kütlesi nedeniyle, bu hava sanki osuruyormuşum gibi dışarı kaçıyordu. Ömer üzerimde gidip geliyor, sokup çıkardığı yarrağı ile artık beni sikiyordu. Onun ibnesiydim ben. Erkeğim olmuştu. Hep arzuladığım adam, kocamdı artık. Ne güzel dolduruyordu içimi. Kalp atışlarını, damarlı yarrağından algılayabiliyordum. Adeta götümü kavuruyor, beni zevkten ve şehvetten inletiyordu. Sonra üzerime iyice eğilip memelerimi yakaladı. Onları avuçlarına alıp okşamaya başladı. Uçlarını parmakları arasında üfeliyor, beni iyice elektriklendiriyordu. Benim sikim de iyice sertleşmişti. Ya da bana öyle geliyordu.
Kendi sikimi sıvazlamaya, 31 çekmeye başlamıştım. Memelerimden birini bırakıp, hafif belirgin göbeğimi avuçladı. Hem göbeğimi yoğuruyor, hem de vücudumu iyice kendine çekiyor, daha derinlere sokuyordu. Götümü sikerken taşakları bacakarama kadar giriyor, hatta kılları beni inanılmaz tahrik ediyordu. Kasıkları kor gibi sıcacıktı, göt yanaklarıma değdikçe çıldıracak gibi oluyordum. Bu hem bana temas etmesinin verdiği bir zevkti, hem de daha derinlerime kadar soktuğu yarrağı ile bana sahip olmasının hissettirdiği bir duyguydu.
Tamamıyle onundum ve kendimi erkeğime teslim etmiştim. Neden daha önce beni sikmemişti? Ama şimdi sikiyordu, hem de istediği gibi sikiyor, erkeğim oluyordu. Gerçekten ona aşık oluyordum. Artık hiç birşey düşünemez durumdaydım. Yalnız beni sikmesini istiyordum. O da götümü, deliğimi sikiyordu işte. Hoşlandığım, sevdiğim erkeğime götümü vermiştim artık, istediğim de buydu zaten. Biraz sonra nefes alışları sıklaşmaya başladı. Geleceğini hissettim. Deliğimin içindeki yarrağı daha sertleşmiş, götümü parçalarmış gibi girip çıkarak beni sikiyordu. Sikiliyordum. Canım erkeğim götümü, deliğimi sikiyordu.
“Selim, ben artık dayanamayacağım sevgilim, geliyorum!” diye inledi. “Gel kocacığım, getir bana döllerini, fışkırt sıcak sıcak yanardağ gibi içime. Altında ez beni, benim erkeğim oldun artık, sahibim sensin. Akıt içime, hepsini içsin götüm, doyur götümü, hem yarrağına hem döllerine. Sik beni! Ohhh! Benimki de gelecek, hadi dayan götüme iyice, içindeki bütün bellerini boşalt karının yumuşak götüne. Kocacığımmm! Ohhh!” diye inliyordum ve benimki gelmişti ama ben heyecanla erkeğimin gelmesini bekliyordum.
Birden kasıldığını hissettim. Arkamdan belime kollarıyla sıkı sıkı sarılıp yarrağını daha derinlerime kadar sokarak, bir an öylece kaldı. Derin bir, “Ohhhh!” çekerek, “Geliyorum. Ohhhh!” demesiyle, içimi tarif edilemez bir zevk dalgası kaplamaya başladı. Kasıla kasıla geliyordu. Sıcak sıcak belleri içime fışkırıyordu. Bu nedenle yarrağı daha kayganlaşmış, hatta belleri göt deliğimden dışarı sızmaya başlamıştı. Müthiş zevk alıyordum. Ne güzel sikti, ne güzel boşaltıyordu içime bellerini. Ohhh! Sanki zaman durmuş da, başka bir yerdeymişim gibi geldi bana.
Yarrağı götümün içinde yavaş yavaş küçülmeye başladı, üzerime yığılıp bir an öylece kaldı. Ben de yüzükoyun kanepeye uzandım. Erkeğimin ağırlığını tüm bedenimde hissettim. Biraz sonra yarrağı göt deliğimden kayarak dışarı çıktı. Serin bir havanın içime dolduğunu farkettim. Göt deliğim, halen açık bir vaziyette kalmıştı. Sert, iri ve kocaman bir yarrak ve yakışıklı bir erkek beni sikmişti. Deliğimde inanılmaz zevkli bir sızı vardı. Kasıklarıma doğru sıcak ve kaygan beli sızarak akıyordu. Elimi kasıklarıma doğru uzatıp, dışarı çıkan erkeğimin bellerini heryerime yaymaya, bulaştırmaya başladım. Bu harika bir duyguydu. Vücudumu, kocamın belleriyle yıkıyordum.
Bu beni yine tahrik etmeye yetti. Altından sıyrılıp kalkarken erkeğimi de, sırtüstü konumuna getirdim. Yarrağı tam inik değildi sanki. Ucundaki delikten halen bel gelen yarrağını ağzıma aldım. Emmeye, içinde kalan belleri de tatmaya başladım. Ön sıvısı gibi değildi, sıcacık kaygan, buruksu bir tadı vardı belinin. Halen nefes alışları seriydi. Yarrağını emerken, taşaklarını da okşuyordum. Bana, “Harikaydın bebeğim! Nefis bir götün var. Senin memelerine, göbeğine, göt deliğine, kalçalarına, heryerine bayılıyorum. Artık benimsin, istediğim zaman bana göt vereceksin. Sen benim oğlanım değil karımsın artık. Sana bir de kız adı bulalım. Ne olsun… hah.. buldum, sana bundan sonra ‘İpek’ diyeceğim. Sen de bana kocacığım de yeter. Seni seviyorum İpek!” dedi.
“Ben de seni çoookkk seviyorum kocacığım!”

O HAŞMETLİ YARAĞI YEMEYE DOYAMIYORUM

Kazancı iyi olan ve yakışıklı sayılan, her gittiği yerde kadınları cezbeden biriyim. Madendeki işim gereği 2 ay kadın yüzü görmeden yaşadım. 3 ay önce madenin bulunduğu yere yakın bir tatil kasabasına indim. Aradım, taradım sikmek için genç bir bayan bulamadım…
Bir barda otururken, benimle aynı yaşlarda bir erkekle tanıştık, sohbet etmeye başladık. Samimiyetimiz biraz artınca, durumu kendisine açtım. O da, “Cumartesi Pazar hariç, sikecek bir tek karı kız bulamazsın burada. İstersen gel benimle, ilk önce birşeyler yeriz, sonra da sahile ineriz, plaja bir bakarız belki birşeyler denk gelir.” dedi. “Tamam.” deyip arabama atladık, 20 dakika sonra ıssız bir koyda çok lüks bir villaya gittik. Arkadaş o villanın bekçisi, bahçıvanı… kısaca herşeyi imiş. “Villanın sahipleri Amerikada, senede 2 ay gelirler. Başka da kimse uğramaz.” dedi. Birlikte yemek yaptık, yedik, oturduk biraz içki içtik.
Sonra sahile indik. Bizden başka kimse yok koskoca plajda. Arkadaş, “Hadi denize girelim.” dedi. Ben, “Mayom yok.” deyince, “Çıplak gir, benim de mayom yok, hem kimse yok ki sahilde.” dedi ve çırılçıplak soyundu. Aman tanrım o ne iri bir yarak, o ne haşmet öyle! Ben kendi yarağım büyük diye övünürken, onunki şaşılacak derecede büyüktü, benimki onun yarağı yanında çoçuk pipisi gibi kalırdı. Neyse ben de soyundum, denize girdik. Denizin suyu buz gibi soğuktu, 2 – 3 dakika sonra denizden çıktık, villaya gidip havuzda yüzmeye karar verdik. Elbiselerimiz elimizde villaya doğru yürürken, ben önden gidiyordum. Dar bir yerde arkadaşın o haşmetli yarağı kazara bir an için götüme değdi. O anda garip bir zevk hissettim. Aklıma hep o siktiğim, altımdayken zevkten inleyen o kadınlar kızlar geldi. Acaba sikilmek nasıl olur, zevkli olur mu diye düşündüm. Villaya geldik, havuza girdik.
Havuzda tesadüfen olmuş gibi yaparak, götümle arkadaşın yarağına sürtündüm. Ohhh… içim bir hoş oldu. Biraz yüzdükten sonra çıktık, şezlonglara uzandık. Arkadaş içecek birşeyler ve iki tane seks dergisi getirdi, birini bana verdi diğerini kendisi aldı. Dergiye bakarken sürekli sikini ovuşturuyordu, ben de gözlerimi onun o haşmetli sikinden ayıramıyordum. Dergiden bir sayfa açtı ve bakarken, “Ah şimdi bunlardan biri yanımda olacaktı ki!” dedi. Kalktım yanına gittim, baktığı o sayfaya baktım, karı kız yerine erkekler, kaymak gibi oğlanlar vardı. “Eee, olsaydı napardın?” diye sordum. “Napcam, sikerdim tabi!” dedi. Dayanamadım, ona arkamı döndüm, biraz eğildim ve “İşte yanında bir tane var!” dedim. Eğildi götümü kontrol etti, “Sen daha önce hiç yarak yememişsin, zor olacak, ama zevkli olacak!” dedi ve kolumdan tutarak villaya doğru götürdü.
Büyük bir kapıdan içeri girdik, 2. katta nerdeyse bir havuz büyüklüğünde, şahane bir küveti olan banyoya girdik. Bir yandan ılıştırılmış su akarken bir yandan da şampuan sıktı küvete. Beraberce yıkandık, ancak ona ne kadar sokulduysam sikmedi. Sonra iki tüp tüy dökücü getirdi her yerime sürdü. 2. tüpü kendine uyguladı. 5 dakika sonra göt deliğim, bacaklarım, tüm vücudum, kılsız ve ipeksi bir hal aldı. “Bu işin en can alıcı yeri temizlik.” dedi. Köpük havuzunda tekrar köpüklendik ve saunaya geçtik. Saunada sıcaktan mayıştık, işte o zaman işleme başladı. Köpüklediği göt deliğime önce 1 parmak, sonra 2, derken 3 parmak soktu ve parmaklarını göt deliğimde sağa sola çevirmeye başladı. Bu arada ben zevkten ve heyecandan geberiyordum. Daha fazla dayanamadım ve döndüm, haşmetli yarağını ağzıma aldım dillemeye başladım. Sonra boğazıma kadar aldım, daha yarısı dışarıda. 5 dakika kadar yarağını emdikten sonra, arkadaş bağıra bağıra, boğazımın derinliklerine döllerini boşalttı. Sonra o da benim sikimi emmeye başladı ve ben de boşaldım.
“Hadi soğuk duşa!” deyince şaşırdım, daha yarağı götüme girmemişti. Soğuk duştan sonra sıcak banyo mermerinin üzerine yatırdı beni, başladı dudaklarımdan öpmeye, dillerimiz kenetlendi birbirine. Yavaş yavaş memelerimi emdi, sonra aşağıya doğru kaydı, parmak uçlarıma kadar yaladı. Göt deliğimi de yaladı, içine dil vurdukça çıldırıyordum… Beni doğrultup tekrar yarağını ağzıma verdi, bir güzel yaladım ve kazık gibi yaptım. En sonunda beni yüzüstü yatırıp o devasa yarağını yavaş yavaş göt deliğimde gezdirdiğinde ben yerde kıvranıyordum. Yarağını göt deliğime bastırınca hafif bir ağrı ile başı girdi. Sonra çok yavaş hareketlerle yarağını yarısına kadar soktu. Göt deliğim o kadar dardı ki, o koca yarağını tamamen sokmaya çalışırken içime boşaldı. Fakat boşaldıktan sonra yarağını çıkarmadı, aksine daha ileriye sokmaya başladı…
Dölleri ile kayganlaşan göt deliğim artık o kadar ağrımıyordu ve zevkten yerlerde kıvranıyordum. Az sonra tamamı girdiğinde bağırsaklarımda hissettim. O kocaman yarağın tamamını içimde hissetmek o kadar çok zevk verdi ki, sikimle hiç oynamadan kendi kendime boşalmaya başladım, ama ne boşalmak. Tam o anda o da götümün en uç derinliklerine boşaldı. Biraz daha gel git yaptı ve çok yavaş bir şekilde yarağını götümden çıkartırken ben yine zevke geldim ve tekrar döllerim akmaya başladı. Döllerimin aktığını görünce sikimi ağzına alıp emmeye başladığında, baygınlık derecesinde zevk alıyordum…
Biraz dinlendikten ve banyo, havuz faslından sonra, “Hadi sen de beni sik!” dedi. Ancak benim sikim ona küçük geldi. Villa sahibesinin yatak odasından getirdiği vibratörle kendini siktirdi. Ama itiraf etmeliyim ki, onun beni sikmesi daha çok zevk veriyor bana… Çalıştığım madenden artık haftada 2 akşam çıkıyorum, ve hani akşam evinde bekleyen kocasına yetişmek isteyen azmış kadınlar gibi, ona koşuyorum. Bazen yemekten önce bile başlıyoruz sevişmeye. Artık hep o beni sikiyor, artık karısı gibiyim onun. Bana iç gıcıklayıcı iç çamaşırı, gecelik, özellikle kırmızı olanlardan, tanga, etek bluz, elbise, topuklu terlik falan aldı, evde hep onları giyiyorum…
Erkek erkeğe evlilik olayı kabul olsa, onunla hemen evlenirdim ve onun resmi karısı olurdum. Canım kocacığımın o haşmetli yarağına doyamıyorum birtürlü…
google play store indir