siktiren ibneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
siktiren ibneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2017 Çarşamba

ARKADAŞIM KEMAL İLE BİRBİRİMİZİ SİKTİK

Ogün evde yanlızdım ve çok bunalmıştım. Telefon açtım arkadaşım Kemal’i çağırdım, belki sıkıntımı geçirir diye düşünmüştüm. Yarım saat sonra kapı çalındı, açtım. Gelen arkadaşım Kemal’dan baskası değildi, içeri girdik. Gelirken eli boş gelmemiş bir tane 70’lik rakı’da getirmişti. Hemen masayı kurduk içmeye başladık. Arkadaşım, “Filmin yok mu hiç?” diye sordu, ben de, “Var.” deyip VCD’ye bir filim attım. Film Seks Filmi idi, hem seyrediyor, hem yorum yapıyor, hem de rakı içiyorduk.
Filmi izlerken siklerimiz kalkmış, kazık gibi olmuştu. Ellerimiz ister istemez siklerimize gidiyor, pantolonun üzerinden okşuyorduk. Arkadaşıma, “Benim yanımda rahat ol, istersen kendini tatmin edebilirsin.” dedim ve sikimi çıkardım, kendimi tatmin etmeye başladım. Arkadaşım önce çekingen davranıyordu. “Ne o lan, yoksa sikin küçük mü?” diye sordum, O’da mecburen açmak ve sikini çıkarmak zorunda kaldı. Ben, benimki büyük derdim Kemal’inkini görmeden… Stereo bir şekilde 31 çekiyorduk. Birer sefer boşaldık ikimiz de, ama ben doymamıştım. Kemal’in hareketleri de bunu gösteriyordu.
Yavaşça kalktım Kemal’in yanına gittim, “Ben birdaha boşalmak istiyorum!” dedim. O yanlış anlamıştı beni, “Ben de!” dedi, ayağa kalktı ve beni öpmeye başladı, dona kalmıştım. Fakat benim de hoşuma gitmişti bu, ben de karşılık verdim. Artık ikimiz de dönülmez bir yola girmiştik. Ben O’nun sikini, O’da benimkini yalıyor somuruyorduk. Parmaklarımız karşılıklı göt deliklerimizi zorluyordu, ikimiz de terden su gibi olmuştuk.
Kalktım ve önünde domaldım. O sikini götüme yaslamıştı bile, yavaş hareketlerle bastırıyor, tam girecekken geri çekiyordu. Başta bu hareketler bana acı veriyordu, ama alışmaya başlamıştım. Sikinin tamamını götümde istiyordum artık. O bastırdığında biraz daha fazla girsin diye ben de götümü bastırıyordum. Kemal bir eliyle de bana 31 çektiriyordu. Sikerken sikilmek bu işte dedim kendi kendime. Artık Kemal’in taşaklarını hissetmeye başlamıştım. Götümde hissettiğim acılar bitmiş, zevk dolu dakikalar başlamıştı benim için. Kemal’in hareketleri ve nefes alışları hızlanmış, “Geliyorum!” diye bağırıyordu. “Çıkartma!” dedim. Kemal bütün sarsıntısıyla içime boşalmıştı, sıcaklığını hissedebiliyordum.
Biraz ara verdikten sonra Kemal benim sikimi ağzına alarak tekrar kaldırdı. Sonra da, “Hadi, sıra sende!” dedi. Düşüncesi bile beni heyecanladırıyordu. Kalktım ve arkasında yerimi aldım. Kemal iyice terlemiş, göt deliği bile kayganlaşmıştı. Sikimin kafasını göt deliğine yasladım hemen, bastırdım geri çektim. Kemal bana, “Kibar davranma!” dedi, bu da bana cesaret vermişti. O’nun yaptığının tam aksine, bir hamlede geçirdim sikimi götüne! “Aaahhh!” diye inledi Kemal. Ama kalçalarından kendime doğru çekiyor ve bastırıyordum. Fazla sürmedi, Kemal da alıştı. Artık ritmik hareket ediyorduk. Bir erkeğin sikilmeye bu kadar istek duyacağını hiç düşünemiyordum. Kalçalarını öyle bir vuruyordu ki taşaklarıma, patlayacak sandım bir an. Artık zamanım dolmuştu, Kemal’a hiç sormadan son bir darbeyle götünün içine boşaldım.
O gün Kemal ile sabaha kadar sikiştik. Ama ikimiz de ertesi gün sandalyeye oturamaz olmuştuk. Birbirimize bakıp gülüyorduk. Artık Kemal ile her günümüz beraber geçiyor ve kızların peşinde koşmuyoruz, birbirimizi sikiyoruz…

GÖTÜMÜN İLK DEFA YARAK YEMESİ

Ben de şimdi gençliğe geçiş döneminde yaşamış olduğum anılarımdan birini anlatacağım. Şehirde doğmuş şehirde büyümüşlüğün vermiş olduğu bir özlemle köy yaşamına özentim vardı, köy yaşamını seviyordum. O bakımdan yaz tatillerinin büyük bir bölümünü köyde geçirirdim. Köyde, yaşıtım olan akrabalarım vardı, onlarla hoşça vakit geçiriyorduk. Celal isimli teyzemin oğlu vardı, benden 3 yaş büyüktü. Sedat isimli dayımın oğluda benden 2 yaş büyüktü. Tuncer isimli bir başka teyzemin oğlundan da ben 1 yaş büyüktüm. Biribirimizle çok iyi anlaşıyorduk.
Köyde en çok Celallerin evlerinde kalırdım. Gündüzleri köyün bahçelerine gider, meyve yer, gezer tozardık. Geceleri aynı odada fakat ayrı yataklarda yatardık. Yatmak için soyunduğumda, Celal benim hiç güneş görmemiş süt beyazı vücuduma bakar, “Faruk, sen aynen kız gibisin!” diye takılırdı. Arasıra dayımın oğlu Sedatlarda da kalırdım. Sedat da aynısını söylerdi. İlk önceleri çok kızardım, “Bir daha gelmeyecem köye.” derdim. Sonradan, bana, “Kız gibisin!” demeleri hoşuma gitmeye başladı. Zaten kendi evimizde, yatak odasındaki aynanın karşısına çırıl çıplak geçer, kendimi seyrederdim. Kendi kendimide çok beğenirdim. Her tuvalete çıkmamda işemeyi bitirdikten sonra götümü parmaklardım. Sikim ulaşsa kendi götüme sikimi sokmayı arzu ederdim. Bazen denerdim, fakat sikimin başını göt deliğime anca değdirebilirdim, daha sonrada 31 çekerdim. Götümü parmaklamaktan başka, götüme ince bir salatalığı sokup 31 çekmek inanılmaz zevk verirdi.
Buğdaylar yeni olgunlaşıyordu, arpalar biçiliyordu. Celal bana, “Yarın seninle tarlaya gidelim, hemde babamgile öğle yemeklerini götürelim.” dedi, ben de, “Olur.” dedim. Sabah olduğunda ben kısa pantolon giydim. Kız bacakları gibi bacaklarım çıkmıştı meydana, sarı tüyden başkada doğru dürüst kıl yoktu, çok parlaktım. Teyzem yemekleri yapıyordu. O arada diğer teyzemin oğlu Tuncer geldi. Celal ona “Biz Farukla tarlaya gidiyoruz, gelmek istersen sende gel.” dedi. Tuncer de “Gelirim.” dedi. Yemekleri eşeğin heybesine koyduk, taralaya gitmek için yola koyulduk. Yolda konuşarak giderken, Celal, “Faruk hiç eşek de sikmemiştir bu zamana kadar.” dedi. Ben de, “Şehir yerde eşeği nerden bulup da sikecem?” dedim. Bunun üzerine, “Sen şimdi, götümü de hiç siktirmedim dersin.” deyince şaşırdım ve “Şimdi nerden çıktı bu mesele?” dedim. Tuncer lafa girdi, “Biz yaşıtlarımızla, tarlada ahırda samanlıkta nerde denk gelirse sikişiyoruz.” dedi. Onlara, “Siz şimdi ciddi mi konuşuyorsunuz?” dedim. “Bize inanmıyormusun şimdi?” dediler. Ben de, “Hayatta inanmam!” dedim. Bu arada buğday tarlalarına da gelmiştik.
Tarlanın yanındaki ağaca eşeği bağladılar ve buğdayların içerisine girip pantolonlarını indirdiler. İkiside başladı sikleriyle oynamaya ve sikleri kalktı. Ama Celalda öyle bir sik vardı ki, uzun ve kalın. Tuncerin siki pek büyük değildi. Celal domaldı ve Tuncer’e, “Hadi sok götüme şu sikini de Faruk görsün!” dedi. Tuncer sikini tükürükleyip Celalin götüne bir hamlede soktu ve başladı gidip gelmeye. Celal Tuncere “Boşalma da, dönüşte Faruk sen ben üçlü yaparız.” dedi. Bu kezde Tuncer domaldı, Celal soktu Tuncerin götüne. Bir iki gel git yaptıktan sonra pantolonlarını giydiler. Bana, “Şimdi inandın mı?” dediler. “Evet inandım.” dedim. “Gerçekten sen götünü hiç siktirmedin mi?” diye sordular. Ben de, “Siktirmedim ama kendi kendime götümü parmakladım.” dedim. Tekrar yola koyulduk. Arpa tarlasına gelmiştik. Yemekleri bıraktık. Geri dönerken eniştem, “Celal, eşeği bırak biz getiriz. Hem Faruğu da sıcakta pek gezdirmeyin, alışık değil, sıcak dokunabilir.” dedi.
Göt sikme – siktirme mevzusunu konuşarak tekrar buğday tarlasına geldik. Tarlanın ortasına kadar girdik, Celal ve Tuncer hemen soyunmaya başladılar, çırıl çıplak oldular. Güneş tam tepemizdeydi. Bana, “Sen ne duruyon, hadi soyunsana.” dediler. Ben de, “Olmaz.” dedim. Celal ısrar etti ve bana “Soyun, sana Tuncerin götünü vereyim de önce tadına bir bak.” dedi. Beni soymaya başladılar. Bir onların vücutlarına bakıyorum, bir kendi vücuduma bakıyorum, gerçekten tıpkı kız gibiyim. Tuncer Celale “Farukdaki göte bak, bu götü gördükten sonra 70 yaşındaki adamın yarağı bile kalkar.” dedi. Sonra bana, “Sikin de fena değilmiş, kafası kırmızı geri kalan yerleri beyaz, güzel duruyor. Şimdiye kadar hiç ağzıma sik almadım, ama senin sikini yalayacam.” dedi ve önüme çömeldi. Sikimi ağzına aldı ve iştahla yaladı. Sikim kazık gibi olunca önüme domaldı ve “Hadi sok bakalım şu güzel sikini de götüm güzel bir sik görsün.” dedi. Ben de, “Göte ilk sokuşum olacak.” dedim. Sikimi tükürükleyip Tuncerin götünün deliğine dayadım. Azıcık bastırmayla götüne giriverdi. Ateş gibi yanan götüne sokup çıkarıyordum.
Ben Tuncerin götünü sikerken Celal de arkama geçti ve götüme parmağını sokup çıkarıyordu. Götümü parmakladıkça hoşlanıyordum ve zevk alıyordum. Celalin siki de iyice kalkmış, sikini tükürüklüyordu. Sonra bana, “Sen Tunceri sikerken, ben de sana sokayım, acısını az duyarsın madem götüne ilk defa bir sik girecek.” dedi. Daha sonra götümü de tükürükledi ve sikini göt deliğime dayadı. Celale, “Yavaş yavaş sok, acırsa siktirmem.” dedim. Celal götüme sokmaya başladı. Daha sikinin başı girmemişti ki ben lastik top gibi fırladım. “Acıyor, ben ne sikerim, ne de siktirim!” dedim. Elbiselerimi elime aldım giyecektim. Celal benden 3 yaş büyük olduğu için baya kuvvetliydi. Bana, “Öyle yağma yok. Gönüllü siktirmezsen zorla sikeriz!” dedi. Celal başımı tuttuğu gibi bacaklarının arasına kıstırdı, ayakta domalmıştım. Tuncere, “Hadi göster kendini Tuncer!” dedi. “Ne olur yapmayın, çok acıyor.” diye yalvarsamda, Tuncer göt deliğime sikini dayamış sokmaya çalışıyordu, ben de götümü büzüyordum. Celal, “Götünü büzdükçe daha çok acır, gevşek durursan okadar acımaz. Büzsen de, gevşesen de, seni sikmeden gitmek yok.” dedi.
“Tamam sikin de, yavaş sokun ne olur.” dedim. Tuncer, “Tamam.” dedi yavaş yavaş sokmaya başladı, ama götüm hala acıyordu. “Az sabret birazdan alışırsın, acı azalır.” dedi. Tuncer götüme sokup çıkardıkça gerçekten götümde gevşeme oldu, biraz rahatladım. Celal, “Dönüşümlü sikişelim, hemen boşalmayalım zevkini çıkaralım.” dedi. Celal başımı bıraktı ve Tuncere, “Çekil, biraz da ben basayım şehirli götüne.” dedi. Yere çöküp Celalin önünde domaldım. Celal kalkmış sikini tükürükledi, götüme dayayıp sokmaya başladı. Ama Tuncerin sikinden kalın olduğu için çok zornalıyordum. Celal sikinin tamamını götüme soktuğunda gözlerimden yaş geldi. Git gele başladı, biraz siktikten sonra boşalmadan çıkardı yarağını. Bana, “Hadibakalım beni sikme sırası sende.” dedi ve önüme domaldı. Tükürüklediğim sikim bir hamlede götüne giriverdi. Celale, “Götün acımıyor mu?” dedim. “Neden acısın ki, sikimiz kalkmaya başladı başlayalı, Tuncer ben ve dayımızın oğlu Sedat devamlı birbirimizi sikiyoruz.” dedi. Ben Celali sikerken, Tuncer de beni sikmeye başladı, ilk duyduğum acı pek kalmamıştı.
Bir tarafdan sikmek bir tarafdan da sikilmek çok zevk veriyordu. Tuncer arkamda öyle bir durdu ki, ben Celalin götünü pompalarken, Tuncerin siki de benim göte girip çıkıyordu. Ben Celalin götüne boşalırken, Tuncer de benim götüme boşaldı. O esnada birbirimize kilitlendik. Olanca gücümle ben Celali kucakladım, Tuncer de beni kucakladı. Sonra Celal, Tuncerle bana, “Yan yana domalın bakayım.” dedi. Yan yana domaldık. Celal bir bana, bir Tuncere sokuyordu. Bazen götüme denk gelmediğinde bastırınca lap diye sikinin hepsi götüme oturuyordu, işte o zaman götüm acıyordu. En sonunda Celal benim götüme boşaldı, “Akşama doğru birer posta daha atarız.” dedi. Elbiselerimizi giyindik gittik. Akşam üzeri birer kere daha sikiştik. Birkaç gün boyunca, her tuvalete çıktığımda götümün acısından zoraki işeyebiliyordum.

ÖMER ABİ BENİ NASIL SİKTİ, NASIL KOCAM OLDU

Merhaba, ben Selim. Beyaz tenli, narin vücutlu, tüysüz, sakalı bile daha çıkmamış, hafif toplu, ince sesli, sanki kız gibi bir yapıda, liseyi bitirmiş, üniversite sınavlarına hazırlanan, 19 yaşında bir gencim. Kızlarla fazla muhabbetim de yok gibi bir yaşantım var. Erkekler, çarşıda yürürken “Yavrum, üüfff, kız gibi oğlan. Gel biraz konuşalım!” diye laf bile atıyorlar.
Komşumuz Ömer abi, fırsat buldukça ingilizce konusunda bana yardımcı oluyor. Ömer abi bekar, 26 yaşında, atletik yapılı, esmer, erkek güzeli biri. Bir şirkette çalışıyor ve yalnız yaşıyor. Bir gün Ömer abiyle yine ingilizce çalışıyorduk. Sıcak bir yaz günüydü, üzerinde yumuşak penyeden bir şort vardı. Ben de, ince bir tişört, altıma da bol bir eşofman giymiştim. Bir ara Ömer abi, “Selim, hava çok sıcak, içecek birşeyler istermisin, ben kendime bira alacağım, istersen sana da vereyim?” diye sordu. Bu teklifini geri çevirmedim. Biralarımızı açıp, hem içiyor, hem de çalışıyorduk. Biraz sonra ikinci biraları da açtık. Ama sanki benim başım dönmeye başlamıştı. Ömer abi, “Biraz ara verelim mi Selim? Azıcık soluk alırız!” dedi. Ben de usanmıştım doğrusu derslerden. “Tabi Ömer abi, iyi olur.” dedim. Çalışmamızı bilgisayar başında, özel bir ders proğramı kullanarak yapıyorduk. “Bak ne diyeceğim Selim, belki sen de hoşlanırsın, bir VCD var bende. Anlarsın ya, eğlenceli bir VCD. Biraz izleyelim mi?” deyince, ben de, Olur.” deyiverdim.
Birden bilgisayarın ekranında sevişme sahneleri beliriverdi. Sanki bu gösteriyi önceden ayarlamış gibiydi. Biraz utanmıştım. Ne de olsa, Ömer abi benden büyüktü, hem de hocamdı. Ama gözümü bu görüntülerden alamıyordum. Filimde, adam kadını domaltmış, iri ve kocaman yarrağını kadının arka deliğine sokup çıkarıyordu. Ahhlar, offlar arasında kaslı adamkadını arkadan sikip duruyordu. Bir ara gözüm Ömer abinin önüne ilişti. Kocaman bir kabarıklık, gittikçe de büyüyordu. Beni, kendine bakarken yakaladı. Hınzırca bir gülümseme farkettim yüzünde. O da benim önüme baktı. “Ne o, bir hareket görmüyorum sende?” dedi. Kızardım. Beyaz tenli yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Mausla görüntüleri ileri aldı. Ekranda bu sefer başka bir görüntü yer aldı. Gözlerime inanamadım. Aynı Ömer abiye benzeyen bir erkek, kıza benzeyen bir oğlanı beceriyordu…
Bir an donup kaldım öyle. Ömer abi, “Selim ne o, dilini mi yuttun? Nefes bile almıyorsun sanki!” dedi. Ben utana sıkıla, “Ama Ömer abi, ben… şey, yani…” filan diye kekelemeye başladım. Aslında biraz cesaretlensem, Ömer abinin irileşmiş yarrağına dokunmak için can atıyordum. Nedense bu genç adama, karşı konulamaz bir yakınlık hissediyor, ondan hoşlanıyordum, çok yakışıklı bir erkekti. Ömer abi, “Hadi bir bakalım, seninkinde hareket var mı?” deyip, elini eşofmanımın içine soktu ve ince küçücük sikimi tuttu. Biraz sertleşmiştim aslında. “Ooo, pek de şirinmiş, bir bakalım hele!” dedi, eşofmanımı aşağı sıyırıverdi. Tüysüz bembeyaz bacaklarım, ortaya çıktı. Kalbim duracak gibiydi. Ömer abi, aniden yere doğru çömelip, sikimi ağzına alıverdi. Ağzının sıcaklığı, kuvvetli parmakları beni tahrik etmeye başlamıştı. Biranın verdiği uyuşukluk da cabasıydı.
Bir hamlede kendi şortunu da sıyırıp attı. Off be, ne kadar iri ve kıllı bir yarrağı vardı. Heykel gibi, sanki tek gözlü canavar gibi bana bakıyordu. Sikimi biraz daha emdi, yaladı. Ufak ve tüysüz taşaklarımı avucuyla okşuyor, arada bir onları da ağzına alıp emiyordu. Zevkten başım dönmeye başladı. “Hadi, kanepeye geçelim, daha rahat ederiz!” dedi, elimden tutup, sürüklercesine kanepeye doğru götürdü. Bu arada tişörtümü ve eşofmanımı da çıkarıvermiş, beni çırılçıplak bırakmıştı. Kendisi de öyleydi. Dolgun ve yuvarlak kalçalarımı okşuyor, yeni yetişen kız memesine benzeyen memelerimi avuçluyordu. Gerçekten memelerim hafif dolgun ve ele geliyordu. Biraz da göbeğim vardı. Ömer abinin kolları arasındaydım ve bana sımsıkı sarılmış, her yerimi öpüyor ve yalıyordu.
Nefes nefese, “Selim, biliyormusun senden çok hoşlanıyordum. Kız gibisin. Hatta bir kızda olan herşey sende de var. En çok da memelerinden hoşlandım. Uff bu ne güzel kalçalar Selim!” diyerek, tekrar tekrar öpüyor, vücudumu yalıyordu. Dolgun ve kabarık memelerimi yalayıp emmesi çok hoşuma gidiyordu. Meme uçlarımı hafifçe ısırıp emdiğinde, bir elektrik sanki, oradan sikimin ucuna kadar gidip, geri memelerime dönüyordu. Durmadan memelerimi emmesini, hatta ısırmasını istiyordum. Bu arada, ucundan zevk sıvıları sızan, sertleşmiş iri yarrağı bacak arama değiyor, bu sıvılar kasıklarıma bulaşıyordu.
Garip ama kendimi onun iradesine bırakmıştım. Ne istiyorsa bana yapıyordu. Beni sırtüstü yatırıp, üzerime çıktı. “Hadi bakalım, sen de benimkinin tadına bir bak!” deyip koca bir mantara benzeyen, damarlı ve sıvıları ucundaki delikten, damla damla akan yarrağını ağzıma verdi. Nefis bir erkeklik kokusunu, yarrağının sıcaklığı ve ıslaklığını dudaklarım hissedince, o muhteşem organı ağzıma aldım. Biraz önce, onun bana yaptığı gibi emmeye başladım. Ellerim taşaklarını okşuyor, kıllarını çekiştirerek yalıyordum. “Ohh Selim, em yavrum, bak sana daha neler gösterecegim, zevkten bayıltacağım seni!” diyordu.
Ben onun yarrağını emerken, dönüp, göt deliğime ıslattığı parmağını sokmaya başladı. Bu beni daha da heyecanlandırdı. Daha bir arzuyla sert ve iri yarrağı emmeye devam ediyordum. Ağzıma suları geliyordu. Sanki biraz değişik bir tadı vardı. Ama çok hoşuma gidiyor, bu sıvıları dilimle damağım arasında biraz ezip, dilimle ağzımın içine, iyice yaydıktan sonra da yutuyordum. Deliğime ikinci parmağını da sokmuştu galiba. Bir doluluk hissettim götümde. Deliğimin çevresi biraz sızlamaya başlamıştı. Gerçi, kendi kendime bazı cisimler sokmuyor değildim kıçıma, ama bu başka bir şeydi sanki.
Artık ağzıma sığmayacak kadar kalınlaşmış ve irileşmiş yarrağın, yalnızca başını alabiliyordum. Ömer abi sürekli, “Ohh, yavrum benim, ne güzel kalçaların var. Hele tüysüz götüne bayılıyorum. Deliğin de pespembe, belli ki hiç kullanılmamış!” diyordu. “Ömer abi yaa, utandırma beni!” deyince, “Bana abi deme artık, senin kocan olacam biraz sonra. Bak sana tatmadığın ne müthiş zevkler vereceğim, sevgilim benim. Ohh be kız gibisin, muhteşemsin. Seni sikmek istiyorum Selim. Hadi götün kıvama geldi sayılır, bir deneyelim!” diyerek, beni yüzükoyun kanepeye yatırıp, arkama geçti.
Ateş gibi yanan yarrağı ve ucundan gelen sıvı ile göt deliğimi kayganlaştırıyordu. Deliğimde bu nefis sıcaklığı hissettiğimde zaten ona teslim olmuştum bile. Zevkten gözlerim kapanıyordu. Bir an önce sikilmek, bu iri ve sertleşmiş yarrağın içime girmesini istiyordum. Kanepe yastıklarından birinin arasından kreme benzeyen bir şey çıkardı. Sanki bu sikişe hazırlıklı gibiydi. Götümü ve deliğimi bir güzel kremledi. “Şimdi kendini rahat bırak Selim. Gevşe biraz. Bak hiç canını yakmayacağım. Tatlı tatlı yavaşca ve çok zevkli bir sikiş yapacağız!” dedi.
Ama ben, canımın çok yanacağını, hatta deliğimin kanayacağını biliyordum. Fakat beni sikmesini de bir okadar çok istiyordum. Derin derin nefes alıp vermeye başladım. Nefes alırken, insanın kaslarını sıkamayacağını bir yerde okumuştum. Yarrağının kaygan ve sımsıcak başı tekrar deliğime dokunduğunda, başımın döndüğünü, zevkten eridiğimi hissettim. Yarrağı irileşmiş ve zonkluyor gibiydi. Yavaş yavaş bastırmaya başladı. Kalçalarımı iyice yukarı kaldırdım. Belimi çukurlaştırıp götümü ve pembe deliğimi birazdan kocam olacak erkeğime doğru yaklaştırdım. Bu hareketim onu mest etmişti. Kuvvetli elleriyle kalçalarımı kavradı, kendisine doğru çekmeye başladı. Hiç hoyratça davranmıyor, aksine şefkatli ve yavaş hareket ediyordu…
Yarrağının başı içime girmeye başladı. Ohhh, ne güzel, müthiş bir zevkti bu. Hem sıcacık, hem de harika bir dokusu olan yarrak, deliğimden içeri milim milim kayıyordu. “Bak Selim, işte başını aldın, ohh, canım benim, oğlanım, karım, gerisini de istiyormusun bebeğim, hadi söyle bana!” diyordu. Bu ana kadar pek konuşmayan ben, “Evet istiyorum erkeğim, o kocaman sert yarrağının hepsini istiyorum. Dibine kadar sok, böyle yavaş yavaş, çok hoş, bana çok zevk veriyorsun. Götümü ilk kez bir erkek sikiyor. Bu ilk sen olduğun için de çok mutluyum. Hadi gir bana, sok, ohhh! Hiç canımı yakmıyorsun kocacığım, erkeğim! Sik götümü, senin artık o. Kökle bana her zaman. Akıt içime, ağzıma! Seninim, sik beni! Ohhh!” diyordum. Bu konuşmalarıma ben bile hayret etmiştim. Ağzımdan dökülüvermişti kelimeler. Demek ki insan çok zevk aldığında böyle konuşuyordu.
Artık yarrağının geri kalanını da içimde hissediyordum. Hem deliğimde, hem de içimde müthiş zevkli bir sıcaklık ve doluluk hissettim. Erkeğim yarrağını dibine kadar sokmuş, beni çıldırtıyordu şehvetten. Yavaş yavaş çıkarıp, yeniden sokuyordu, çıkardığı zaman içimde boşluk hissediyordum, aynı zamanda da sanki serin bir hava giriyordu götüme. Tekrar soktuğu zaman, yarrağının iri kütlesi nedeniyle, bu hava sanki osuruyormuşum gibi dışarı kaçıyordu. Ömer üzerimde gidip geliyor, sokup çıkardığı yarrağı ile artık beni sikiyordu. Onun ibnesiydim ben. Erkeğim olmuştu. Hep arzuladığım adam, kocamdı artık. Ne güzel dolduruyordu içimi. Kalp atışlarını, damarlı yarrağından algılayabiliyordum. Adeta götümü kavuruyor, beni zevkten ve şehvetten inletiyordu. Sonra üzerime iyice eğilip memelerimi yakaladı. Onları avuçlarına alıp okşamaya başladı. Uçlarını parmakları arasında üfeliyor, beni iyice elektriklendiriyordu. Benim sikim de iyice sertleşmişti. Ya da bana öyle geliyordu.
Kendi sikimi sıvazlamaya, 31 çekmeye başlamıştım. Memelerimden birini bırakıp, hafif belirgin göbeğimi avuçladı. Hem göbeğimi yoğuruyor, hem de vücudumu iyice kendine çekiyor, daha derinlere sokuyordu. Götümü sikerken taşakları bacakarama kadar giriyor, hatta kılları beni inanılmaz tahrik ediyordu. Kasıkları kor gibi sıcacıktı, göt yanaklarıma değdikçe çıldıracak gibi oluyordum. Bu hem bana temas etmesinin verdiği bir zevkti, hem de daha derinlerime kadar soktuğu yarrağı ile bana sahip olmasının hissettirdiği bir duyguydu.
Tamamıyle onundum ve kendimi erkeğime teslim etmiştim. Neden daha önce beni sikmemişti? Ama şimdi sikiyordu, hem de istediği gibi sikiyor, erkeğim oluyordu. Gerçekten ona aşık oluyordum. Artık hiç birşey düşünemez durumdaydım. Yalnız beni sikmesini istiyordum. O da götümü, deliğimi sikiyordu işte. Hoşlandığım, sevdiğim erkeğime götümü vermiştim artık, istediğim de buydu zaten. Biraz sonra nefes alışları sıklaşmaya başladı. Geleceğini hissettim. Deliğimin içindeki yarrağı daha sertleşmiş, götümü parçalarmış gibi girip çıkarak beni sikiyordu. Sikiliyordum. Canım erkeğim götümü, deliğimi sikiyordu.
“Selim, ben artık dayanamayacağım sevgilim, geliyorum!” diye inledi. “Gel kocacığım, getir bana döllerini, fışkırt sıcak sıcak yanardağ gibi içime. Altında ez beni, benim erkeğim oldun artık, sahibim sensin. Akıt içime, hepsini içsin götüm, doyur götümü, hem yarrağına hem döllerine. Sik beni! Ohhh! Benimki de gelecek, hadi dayan götüme iyice, içindeki bütün bellerini boşalt karının yumuşak götüne. Kocacığımmm! Ohhh!” diye inliyordum ve benimki gelmişti ama ben heyecanla erkeğimin gelmesini bekliyordum.
Birden kasıldığını hissettim. Arkamdan belime kollarıyla sıkı sıkı sarılıp yarrağını daha derinlerime kadar sokarak, bir an öylece kaldı. Derin bir, “Ohhhh!” çekerek, “Geliyorum. Ohhhh!” demesiyle, içimi tarif edilemez bir zevk dalgası kaplamaya başladı. Kasıla kasıla geliyordu. Sıcak sıcak belleri içime fışkırıyordu. Bu nedenle yarrağı daha kayganlaşmış, hatta belleri göt deliğimden dışarı sızmaya başlamıştı. Müthiş zevk alıyordum. Ne güzel sikti, ne güzel boşaltıyordu içime bellerini. Ohhh! Sanki zaman durmuş da, başka bir yerdeymişim gibi geldi bana.
Yarrağı götümün içinde yavaş yavaş küçülmeye başladı, üzerime yığılıp bir an öylece kaldı. Ben de yüzükoyun kanepeye uzandım. Erkeğimin ağırlığını tüm bedenimde hissettim. Biraz sonra yarrağı göt deliğimden kayarak dışarı çıktı. Serin bir havanın içime dolduğunu farkettim. Göt deliğim, halen açık bir vaziyette kalmıştı. Sert, iri ve kocaman bir yarrak ve yakışıklı bir erkek beni sikmişti. Deliğimde inanılmaz zevkli bir sızı vardı. Kasıklarıma doğru sıcak ve kaygan beli sızarak akıyordu. Elimi kasıklarıma doğru uzatıp, dışarı çıkan erkeğimin bellerini heryerime yaymaya, bulaştırmaya başladım. Bu harika bir duyguydu. Vücudumu, kocamın belleriyle yıkıyordum.
Bu beni yine tahrik etmeye yetti. Altından sıyrılıp kalkarken erkeğimi de, sırtüstü konumuna getirdim. Yarrağı tam inik değildi sanki. Ucundaki delikten halen bel gelen yarrağını ağzıma aldım. Emmeye, içinde kalan belleri de tatmaya başladım. Ön sıvısı gibi değildi, sıcacık kaygan, buruksu bir tadı vardı belinin. Halen nefes alışları seriydi. Yarrağını emerken, taşaklarını da okşuyordum. Bana, “Harikaydın bebeğim! Nefis bir götün var. Senin memelerine, göbeğine, göt deliğine, kalçalarına, heryerine bayılıyorum. Artık benimsin, istediğim zaman bana göt vereceksin. Sen benim oğlanım değil karımsın artık. Sana bir de kız adı bulalım. Ne olsun… hah.. buldum, sana bundan sonra ‘İpek’ diyeceğim. Sen de bana kocacığım de yeter. Seni seviyorum İpek!” dedi.
“Ben de seni çoookkk seviyorum kocacığım!”

HİÇ UMMADIĞIM BİR ANDA KENDİMİ SİKTİRDİM

Arabamla bir iş seyahatinden Antalya’ya, evime dönüyordum. Berbat bir hava vardı. Yağmurlu ve rüzgarlı. Evime yaklaşmanın verdiği bir haz vardı içimde, sıcak bir banyonun zevki. Yol kenarında belli belirsiz bir silüet el sallıyordu, yavaşlayıp yanında durdum. Genç bir delikanlıydı, bir akrabasını görmek için gelmiş ama bulamamıştı. Saatlerdir de bir araba geçmediği için sırılsıklam olmuştu. Arabama aldım ve nereye gideceğini sordum. “Abi, Antalya’ya iş aramaya gelmiştim bulamadım, hemşerim de evde olmadığından ortada kaldım.” dedi. Titriyordu, belli ki çok üşümüştü. Ona, “Bu gece bende kal, yarın bir çaresine bakarız.” dedim. O da ezik bir halde,“Yok abi, beni sen şehirde bir yere bırak yeter.” dediyse de, cebinde parasının bile olmadığını düşünerek, “Neden ya, ben adam yemem. Sıcak bir banyo al, üstün başın kurusun, yarın hallederiz!” diye ısrar edince, çaresiz kabul etti. Evde yemek olmadığı için yoldan kızarmış tavuk ve salata alarak eve geldik.
Ben elimdekileri mutfağa bırakmaya giderken ona banyonun yerini gösterip hemen soyunup banyo yapmasını söyledim. “Tamam!” diyerek O banyoya girdi, ben mutfağa gittim. Mutfaktaki masaya yiyecekleri hazırlayıp, banyoya yöneldim, kapıyı vurarak, “Ver elbiselerini asayım da kurusun.” dedim. “Bir dakika.” diyerek bir eliyle önünü kapatırken, diğer eliyle de elbiselerini uzattı. Elbiseleri askıya asıp mutfağa döndüm. Biraz sonra o da havluya sarınıp geldi yanıma. “Dur, sana bir bornoz vereyim, sana uyacak başka bir giyecek yok bende.” dedim. O da, “Zahmet etme abi, kendi elbiselerim birazdan kurur herhalde.” diyerek belinde havlu ile masaya oturdu. Atletik, kaslı bir vücudu vardı ve güçlü olduğu belli oluyordu.
Yemeği yeyip kalktık, salona geçtik. Ben akşamları bir iki kadeh atmayı sevdiğimden, bardan rakı ve çerezleri alıp sehpaya koydum. “Sen de içermisin?” dedim. Mahçup bir ifadeyle, “Olur mu abi, sen büyüğümsün!” dedi. Ben de, “Unut bunları aslanım, sen şimdi misafirsin. Haydi bir iki kadeh iç!” diyerek, kendime diye doldurduğum kadehi onun önüne koydum ve kendime yeni bir kadeh almak için büfeye gittim. Dönüşte gözüm onun bacak arasındaki o kocaman yarağına takıldı. O kesin farkında bile değildi havlunun altından sarkan aletinin.
Neyse, ilk kadehi yudumladıktan sonra sohbete başladık. Sohbet uzadıkça bizim genç delikanlı rahatlamaya başlamıştı. Kadehler birbiri ardına boşalıyor, bizler daha yakınlaşıyorduk. Bu arada aklım sürekli onun yarağındaydı. Bu güne kadar erkeklerle seks konusunda hiç bir deneyimim yoktu, ama çokta merak ediyordum, nasıl oluyor bu işler diye. Bir de internette okuduğum çeşitli gay hikayeleri ve itirafları, beni bu konuda iyice meraklandırmış ve arzu eder olmuştum. Fakat denemek için bu güne kadar hiç fırsat olmamıştı.
Daha adını bile bilmediğim delikanlıya, “Film seyredelim mi?” diye sorduğumda, “Olur, seyredelim abi.” dedi ama dili dolaşıyordu. “Tamam.” diyerek şifreli kanallardan birini açtım. Yarı erotik bir film vardı. Benim için hiç te çekici olmayan bu film, onun dikkatini çekmiş, merakla izliyordu. Sanıyorum ki o bu filmi porno olarak algılamış ve merakla adamın karıyı ne zaman sikeceğini bekliyordu. Ben boşalan kadehimi doldurup ona da sordum, “Bir tane daha alırmısın?” diye. “Doldur abi!” dedi. O anda, “Yaa, daha adını bile bilmiyorum. Ben Kemal.” dedim. O da, “Murat!” dedi. Kadehleri, “Şerefe” diye kaldırıp yarıladık. Murat iyice gevşemişti. Film ve rakı onu iyice sarmış ve ortama ısınmıştı.
Saat gece yarısı olunca, ona, “Murat, ben yatıyorum, gerçi yarın Pazar, ama ben çok yorgunum. İstersen sen otur seyret, uykun gelince yandaki odada yatak hazır, orada yatarsın. Tamam mı?” dedim. “Tamam Kemal abi.” diyerek ayağa kalkmak isterken havlu belinden düşüverdi. İçkinin ve Filmin etkisiyle bayağı sertleşmiş olan kalın ve kocaman yarağı önümde duruyordu. Murat birden utanarak eğilip havluyu almaya çalışırken, “Murat, sendekinden bende de var, bırak utanmayı, boş ver!” dedim. O yine de alelacele havluyu alıp beline sardı.
Ben odama gittim, ama içimde bir tuhaflık vardı. Bu gece, içimde daha önceden hiç olmadığı kadar çok, sikilmek isteği vardı. Yarım saat kadar yatakta döndükten sonra uyuyamıyacağımı anlayarak, su içme bahanesiyle odamdan çıktım. Birde ne göreyim? Murat havluyu tamamen atmış, gözleri kaymış bir şekilde 31 çekiyordu. Benim yanına geldiğimi bile fark etmedi. Yarağı taş gibi olmuş, damarları patlayacak kadar şişmişti. Ucundan akan sıvısı taşaklarına kadar inmişti. Bir müddet onu seyrettim öylece, ama benimki de ayaklanmaya başlamıştı. Birkaç dakika sonra Murat gözlerini açıp beni görünce gülmeye başladı, belli kisarhoş olmuştu ve hiç bir şeye aldırmıyordu. Bana, “Herif sikemedi karıyı Kemal abi!” dedi. Peltek peltek konuşuyordu, ama bir yandan da halen eliyle yarağını sıvazlamaya devam ediyordu.
Ben de tam karşısında durmuş, pijamamın üzerinden benimkini sıvazlıyordum. Sonra yanına oturdum. Filmbitmek üzereydi, aklıma evde olan bir porno film CD’si geldi. Kalkıp CD’yi yerleştirdim ve kumandadan Videoyu açıp Play düğmesine bastım. Murat ne olduğunu anlayamamış bana bakıyordu. Ona, “O film bitti, şimdi yenisi başlıyor.” dedim. Kalkıp salonun lambalarını söndürdüm. Filmin ilk bölümünde bir tecavüz sahnesi vardı. Üç adam bir kadına tecavüz ediyordu. Murat’ın hareketleri ve gözleri iyice kaymış, belli ki sızacak duruma gelmişti. Ama yine de gözünü filmden ayıramıyordu. Mutfaktan birkaç tane peçete getirerek uzattım ona, “Al peçeteleri Murat, boşal da rahatla. Hem ben de göreyim, zaten iyice azdım!” dedim. “Tamam. Kemal abi, istersen gel beraber boşalalım, biz köyde öyle yapardık!” dedi ve yanına gelmemi işaret etti.
Oturdum yanına, baldırlarımız birbirine değiyordu. Bir ara ona şaka ile karışık, “Seninki bayağı büyük ve kalınmış Murat!” dedim. “Yok abi yaa, daha ne yaraklar var, benimkine beş basar!” diyerek güldü. Ben pijamamı sıyırma bahanesi ile elimi onun yarağına değdirdim. Pijamayı ayaklarımdan çıkartırken sanki düşmüş numarası yaparak onun kucağına oturuverdim. O koca yarak şimdi tam göt deliğimin ağzındaydı ve heyecandan titremeye başlamıştım. “Pardon!” diyerek kalktım. Murat da heyecanlanmış olmalı ki, “Zararı yok abi!” diyerek benim baldırımı okşamaya başladı. Eli yavaş yavaş ileriye doğru kaydı ve benimkini okşamaya başladı. Ben de bundan cesaret alarak onunkine yapışıp okşamaya başladım. “Tam köydeki gibi! Aynen böyle birbirimize 31 çekerdik, çok da güzel oluyor Kemal abi!” diyerek, bacaklarımı açmam için eliyle itiyordu. Ben biraz daha aşağıya kayarak bacaklarımı iyice açtım. Murat şimdi hem sikimi hem taşaklarımı okşuyor, arada sırada da göt deliğime parmak atıyordu.
Birden elimde olmayarak, “Daha fazlasını istiyormusun?” dedim. “Ya sen?” dedi. “Bilmem ki, ilk kez olacak benimki!” diye cevap verdim. “Herşeyin ilki unutulmaz Kemal abi. Ben de unutamıyorum o ilki, beni ilk kez köyde düzdüler!” dedi. Artık arada hiç bir engel yoktu, ikimiz de aynı şeyleri isteyen, biri deneyimli, biri de acemi olan iki erkektik. Ben yavaşca kayarak Murat’in önünde diz çöktüm ve o kocaman aletini iki avucumun içine alarak okşamaya, başına öpücük kondurmaya başladım. O da benim sırtımı ve başımı okşuyordu. Sonra birden onun o kocaman ve kalın yarağını ağzımda buldum. Neredeyse ta bademciklerime kadar uzanmasına rağmen, hepsi ağzıma sığmıyordu, daha bir kısmı dışardaydı.
Ayağa kalkıp onun elinden tuttum ve “Haydi gel, ne olacaksa bu gece olmalı!” diyerek, yatak odama gittik. O sırtüstü uzandı, ben de onun yanına tersine uzanarak yarağını emmeye başladım. O da önce benimkini biraz okşadıktan sonra ağzına alıp emmeye başladı. Birer sefer birbirimizin ağzına boşalmıştık, ama ne o, nede ben, bir damlasını bile dışarı akıtmamıştık. Benimki inmişti, ama Murat’ınki halen kazık gibiydi. Muratbeni önünde domaltıp, belimden kavrayarak kendisine çekmiş ve o kocaman yarağını göt deliğime dayamıştı. Hafifçe bastırmasına rağmen çok acı vermişti ama heyecanı acıdan daha fazlaydı. Sonra yarağını göt deliğimin kenarlarına sürterek akan sıvısıyla iyice ıslattı. Şimdi belimden daha sıkı tutmuş ve başını yine göt deliğime dayamıştı.
Benim heyecanım doruk noktaya çıkmış nefes alışlarım çoğalmış ve kesik kesik olmuştu. Kendi kendime (Bu gece, sonucu her ne olursa olsun, bunu tatmalıyım!) diye düşünürken, birden gözlerimde yıldızlar uçuşmaya başladı, derin bir acıyla göt deliğimin içinin dolduğunu ve sıcak sıcak bir şeylerin baldırlarıma akmaya başladığını hissettim. Murat, “Tamam girdim abi, kıpırdama, acımasın. Biraz sonra bir şey kalmaz!” dedi. Belki 10, belki 20 saniye sonra, Murat içimde yavaş yavaş gidip gelmeye başladı, bir yandan da bana 31 çekiyordu. Acı ve zevk ile Murat’ın güçlü kolları arasında ben çıldırmış gibi sona yaklaşıyordum ki, Murat da titreyerek üzerime kapandı ve tüm belini götümün içine boşalttı.
Banyoya gidip temizlendik, hertarafımız kan içinde kalmıştı. Ben çarşafı değiştirdikten sonra, yatakta sarmaş dolaş yatıyorduk. Ben, “Bir kere daha yaparmısın, ilkini acıdan anlayamadım!” dedim. “Tamam canım, yaparım. Şimdilik ben senin kocanım, biraz sonra da sen benim kocam olacaksın, değil mi?” dedi, “Tamam!” dedim. Murat göt deliğimi yalamaya ve sikimle oynamaya başlamıştı. Ben yine önünde domalmış olduğum için ona bir şey yapamıyordum. Dili göt deliğimin içine giriyor ve tarifi imkansız bir zevk veriyordu. Biraz sonra, “Gel, 69 olalım!” diyerek pozisyon değiştirdik. Şimdi ikimiz de birbirimizi yalıyor, dilimizle göt deliklerimize masaj yapıyorduk.
Ben yeniden içimde istiyordum, “Hadi Murat, koy dibine kadar ve uzun uzun sik beni!” dedim. Murat kalkarak beni sırtüstü yatırdı. Bacaklarımı omzuna alıp, eliyle tuttuğu yarağını götüme dayadı ve olanca gücüyle bastırıp, içime, ta dibine kadar koydu yarağını. Ve önceleri yavaş yavaş daha sonra hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Götümün içinde tren dolaşıyordu sanki ve o yarak ta gırtlağıma kadar dayanmış gibi geliyordu bana. Ben ellerimle onu okşarken, o da bana 31 çekiyor ve “Bana da bırak, hepsini akıtma!” diyordu. Bu sefer, dakikalar geçmesine rağmen Murat orgazm olmuyor, uzatıyordu ve uzadıkça da ben çıldırıyordum. Onbeş dakika kadar süren sikişmemizin sonunda, Murat, “Ne göt varmış sende abi!” diye diye, titreyerek içime boşaldı, ve kalkıp banyoya temizlenmeye gitti. Benim ise yerimden kımıldayacak halim kalmamıştı.
Banyodan gelip yanıma uzandı. Ben yine Murat’ın o kocaman yarağını ağzıma alarak emmeye başladım. Çok hoşuma gitmişti. Ben onu emerken o hareketsiz bir şekilde yatıyordu. “Uyudun mu?” dedim, “Yok abi, daracık ve sert götün beni bitirdi. Ama unutma, bu sefer sıra sende!” dedi. O gece sabaha kadar seviştik, bazen o beni, bazen de ben onu sikerek. Murat’la arkadaşlığımız, aralıklarla da olsa, halen devam ediyor.

O HAŞMETLİ YARAĞI YEMEYE DOYAMIYORUM

Kazancı iyi olan ve yakışıklı sayılan, her gittiği yerde kadınları cezbeden biriyim. Madendeki işim gereği 2 ay kadın yüzü görmeden yaşadım. 3 ay önce madenin bulunduğu yere yakın bir tatil kasabasına indim. Aradım, taradım sikmek için genç bir bayan bulamadım…
Bir barda otururken, benimle aynı yaşlarda bir erkekle tanıştık, sohbet etmeye başladık. Samimiyetimiz biraz artınca, durumu kendisine açtım. O da, “Cumartesi Pazar hariç, sikecek bir tek karı kız bulamazsın burada. İstersen gel benimle, ilk önce birşeyler yeriz, sonra da sahile ineriz, plaja bir bakarız belki birşeyler denk gelir.” dedi. “Tamam.” deyip arabama atladık, 20 dakika sonra ıssız bir koyda çok lüks bir villaya gittik. Arkadaş o villanın bekçisi, bahçıvanı… kısaca herşeyi imiş. “Villanın sahipleri Amerikada, senede 2 ay gelirler. Başka da kimse uğramaz.” dedi. Birlikte yemek yaptık, yedik, oturduk biraz içki içtik.
Sonra sahile indik. Bizden başka kimse yok koskoca plajda. Arkadaş, “Hadi denize girelim.” dedi. Ben, “Mayom yok.” deyince, “Çıplak gir, benim de mayom yok, hem kimse yok ki sahilde.” dedi ve çırılçıplak soyundu. Aman tanrım o ne iri bir yarak, o ne haşmet öyle! Ben kendi yarağım büyük diye övünürken, onunki şaşılacak derecede büyüktü, benimki onun yarağı yanında çoçuk pipisi gibi kalırdı. Neyse ben de soyundum, denize girdik. Denizin suyu buz gibi soğuktu, 2 – 3 dakika sonra denizden çıktık, villaya gidip havuzda yüzmeye karar verdik. Elbiselerimiz elimizde villaya doğru yürürken, ben önden gidiyordum. Dar bir yerde arkadaşın o haşmetli yarağı kazara bir an için götüme değdi. O anda garip bir zevk hissettim. Aklıma hep o siktiğim, altımdayken zevkten inleyen o kadınlar kızlar geldi. Acaba sikilmek nasıl olur, zevkli olur mu diye düşündüm. Villaya geldik, havuza girdik.
Havuzda tesadüfen olmuş gibi yaparak, götümle arkadaşın yarağına sürtündüm. Ohhh… içim bir hoş oldu. Biraz yüzdükten sonra çıktık, şezlonglara uzandık. Arkadaş içecek birşeyler ve iki tane seks dergisi getirdi, birini bana verdi diğerini kendisi aldı. Dergiye bakarken sürekli sikini ovuşturuyordu, ben de gözlerimi onun o haşmetli sikinden ayıramıyordum. Dergiden bir sayfa açtı ve bakarken, “Ah şimdi bunlardan biri yanımda olacaktı ki!” dedi. Kalktım yanına gittim, baktığı o sayfaya baktım, karı kız yerine erkekler, kaymak gibi oğlanlar vardı. “Eee, olsaydı napardın?” diye sordum. “Napcam, sikerdim tabi!” dedi. Dayanamadım, ona arkamı döndüm, biraz eğildim ve “İşte yanında bir tane var!” dedim. Eğildi götümü kontrol etti, “Sen daha önce hiç yarak yememişsin, zor olacak, ama zevkli olacak!” dedi ve kolumdan tutarak villaya doğru götürdü.
Büyük bir kapıdan içeri girdik, 2. katta nerdeyse bir havuz büyüklüğünde, şahane bir küveti olan banyoya girdik. Bir yandan ılıştırılmış su akarken bir yandan da şampuan sıktı küvete. Beraberce yıkandık, ancak ona ne kadar sokulduysam sikmedi. Sonra iki tüp tüy dökücü getirdi her yerime sürdü. 2. tüpü kendine uyguladı. 5 dakika sonra göt deliğim, bacaklarım, tüm vücudum, kılsız ve ipeksi bir hal aldı. “Bu işin en can alıcı yeri temizlik.” dedi. Köpük havuzunda tekrar köpüklendik ve saunaya geçtik. Saunada sıcaktan mayıştık, işte o zaman işleme başladı. Köpüklediği göt deliğime önce 1 parmak, sonra 2, derken 3 parmak soktu ve parmaklarını göt deliğimde sağa sola çevirmeye başladı. Bu arada ben zevkten ve heyecandan geberiyordum. Daha fazla dayanamadım ve döndüm, haşmetli yarağını ağzıma aldım dillemeye başladım. Sonra boğazıma kadar aldım, daha yarısı dışarıda. 5 dakika kadar yarağını emdikten sonra, arkadaş bağıra bağıra, boğazımın derinliklerine döllerini boşalttı. Sonra o da benim sikimi emmeye başladı ve ben de boşaldım.
“Hadi soğuk duşa!” deyince şaşırdım, daha yarağı götüme girmemişti. Soğuk duştan sonra sıcak banyo mermerinin üzerine yatırdı beni, başladı dudaklarımdan öpmeye, dillerimiz kenetlendi birbirine. Yavaş yavaş memelerimi emdi, sonra aşağıya doğru kaydı, parmak uçlarıma kadar yaladı. Göt deliğimi de yaladı, içine dil vurdukça çıldırıyordum… Beni doğrultup tekrar yarağını ağzıma verdi, bir güzel yaladım ve kazık gibi yaptım. En sonunda beni yüzüstü yatırıp o devasa yarağını yavaş yavaş göt deliğimde gezdirdiğinde ben yerde kıvranıyordum. Yarağını göt deliğime bastırınca hafif bir ağrı ile başı girdi. Sonra çok yavaş hareketlerle yarağını yarısına kadar soktu. Göt deliğim o kadar dardı ki, o koca yarağını tamamen sokmaya çalışırken içime boşaldı. Fakat boşaldıktan sonra yarağını çıkarmadı, aksine daha ileriye sokmaya başladı…
Dölleri ile kayganlaşan göt deliğim artık o kadar ağrımıyordu ve zevkten yerlerde kıvranıyordum. Az sonra tamamı girdiğinde bağırsaklarımda hissettim. O kocaman yarağın tamamını içimde hissetmek o kadar çok zevk verdi ki, sikimle hiç oynamadan kendi kendime boşalmaya başladım, ama ne boşalmak. Tam o anda o da götümün en uç derinliklerine boşaldı. Biraz daha gel git yaptı ve çok yavaş bir şekilde yarağını götümden çıkartırken ben yine zevke geldim ve tekrar döllerim akmaya başladı. Döllerimin aktığını görünce sikimi ağzına alıp emmeye başladığında, baygınlık derecesinde zevk alıyordum…
Biraz dinlendikten ve banyo, havuz faslından sonra, “Hadi sen de beni sik!” dedi. Ancak benim sikim ona küçük geldi. Villa sahibesinin yatak odasından getirdiği vibratörle kendini siktirdi. Ama itiraf etmeliyim ki, onun beni sikmesi daha çok zevk veriyor bana… Çalıştığım madenden artık haftada 2 akşam çıkıyorum, ve hani akşam evinde bekleyen kocasına yetişmek isteyen azmış kadınlar gibi, ona koşuyorum. Bazen yemekten önce bile başlıyoruz sevişmeye. Artık hep o beni sikiyor, artık karısı gibiyim onun. Bana iç gıcıklayıcı iç çamaşırı, gecelik, özellikle kırmızı olanlardan, tanga, etek bluz, elbise, topuklu terlik falan aldı, evde hep onları giyiyorum…
Erkek erkeğe evlilik olayı kabul olsa, onunla hemen evlenirdim ve onun resmi karısı olurdum. Canım kocacığımın o haşmetli yarağına doyamıyorum birtürlü…

GÖTÜMÜ SİMİTÇİYE SİKTİRDİM

Merhabalar, adım Orhan. Vücudum aslında bir kız vücudu gibidir. Yuvarlak kalçam, biraz büyükce göğüslerim var. Tenim pürüzsüz. Haftada bir gün tenimi nemlendirici kremlerle besliyor ve gliserinle kadife gibi yumuşacık bir hale getiriyorum. Kadın iç çamaşırlarına karşı bir sempatim var, onları çok seviyorum.
Günlerden Pazardı. Evde yalnızdım. O en sevdiğim siyah dantelli sütyenimi ve dantelli tanga külodumu giydim. Pembe renkli Babydol’ümü de giydim. Jartiyerimi taktım. Evim tam cadde üstünde olduğundan gelen geçen rahat görünüyor. Caddeden geçen simitciler apartmanın pencerelerine bakarak simit satıyorlardı.Daha iki gün evvel götüme bir salatalık sokmuştum ve bu bana çok büyük bir zevk vermişti. Bir simitci ayarlamak aklıma geldi, onu çağırıp götümü siktirmek istiyordum.
Nitekim bağırarak bir simitci geçiyordu. Hemen perdeyi aralayıp kalçamı cama dayadım. O ara simitci gördü ve tezgahını yere bıraktı. Ona yukarı gelmesi için işaret ettim. İki üç simit alıp apartmana doğru yöneldi. Çok heyecanlanmıştım. İlk defa yabancı bir erkeğe götümü siktirecektim. Derken simitci kapıyı çaldı. Kapıyı açtım ve “Yarrağını ağzıma hemen verirsen gel!” dedim. O da, “Tamam!” dedi ve içeri aldım. Simitçi antrede beklerken ben hemen cama yönelip tezgahına baktım. O da, “Tezgaha birşey olmaz, merak etme!” dedi.
Ben camdan dönüp antreye ilerliyordum ki, baktım simitçi yarrağını çoktan çıkarmış, bana, “Hadi gel, ağzına al!” dedi. Simitçinin yarrağı kısa fakat kalındı. Hiç şansım yoktu, ben aslında iri yarak istiyordum. Neyse hemen önünde diz çöküp yarrağını ağzıma aldım. Simitçi başımı elleriyle tutup bir ileri, bir geri yaparak, bana yarrağını emdiriyordu. Yarrağını antrede biraz emdikten sonra, “Salona geçelim, koltuğa otur!” dedim. Geçtik, oturdu, bacaklarının arasına girip yarrağını tekrar ağzıma aldım ve vahşice emmeye devam ettim.
Bir müddet sonra, “Ağzına akıtıyım mı?” dedi, ben kabul etmedim, “Götümü sik ve götüme akıt!” dedim. Beni omuzlarımdan iterek, “Tamam, kalk!” dedi. Hemen yüzümü duvara döndürdü ve külotumu indirdi. Ohh ne güzel bir andı. Sonra yarrağını tükürükleyip o yuvarlak beyaz kalçamın arasına sürtmeye başladı. Arada bir yarrağını kafası göt deliğime denk geliyor ve giriyormuş gibi oluyordu. Aman tanrım ne güzel bir duyguydu bu. Götümü ilk defa bir erkeğe teslim edecektim.
Sürtünürken, yarrağı birden köküne kadar götüme girdi ve içimde gidip gelmeye başladı. Götümü o kadar hızlı sikiyordu ki, yarrağını götümde hiç hissetmiyordum sanki. O zaman anladım ki, götüm hertürlü yarrağı alabilecek durumda idi. Daha sonra beni koltuğa domalttı ve götümü sikmeye o pozisyonda devam etti. Birkaç dakika siktikten sonra da bellerini götümün derinliklerine boşalttı. Ohhh... çok zevkli olmuştu götümü simitçiye siktirmek.
Simitçi getirdiği simitlerden iki tanesini bıraktı, ona 10 Lira para verdim. Parayı alıp evden ayrıldı, aşağıya indi, tezgahını alıp, benim pencereye baka baka gitti. O günden sonra birçok kişiye daha siktirdim götümü. Napayım, yarrak yemeyi çok seviyorum ve yarraksız yapamıyorum :))
google play store indir